YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1662
KARAR NO : 2014/957
KARAR TARİHİ : 23.01.2014
Tebliğname No : 11 – 2009/271847
MAHKEMESİ : Adana 15. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/05/2009
NUMARASI : 2008/557 (E) ve 2009/684 (K)
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunda, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyetliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, cezalandırılmaktadır. Zilyetlik rızayla faile devredilmelidir.
Sanığın ortağı ve yöneticisi olduğu … 9 Madencilik Sondaj Nakliyat Harfiyat İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin hesabından çektiği 3.016.854.05 TL’den, 1.602.762.04 TL’sinin harcama belgelerinin olmadığı ve bu miktar parayı kendi uhdesine geçirdiğinden bahisle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda; sanığın suça konu şirketteki hissesini tüm aktif ve pasifleri ile birlikte 17.11.2006 tarihinde M. B..’ya devrettiği ve adı geçen şirket adına yönetici sıfatıyla ve kendi adına asaleten katılan ile ve şirketin yeni ortağı M. B..ı ile “gayri kabili rücu” olarak ibralaştıkları, daha sonra katılanın sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan şikayetçi olduğu ve ayrıca sanık hakkında icra takibinde bulunduğu, sanığın takibe itirazı üzerine dava konusu belgesiz harcamalar hakkında itirazın iptali davası açtığı, Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2007/304 esas ve 2008/551 karar sayılı hükmü ile katılanın sanığı ibra etmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği ve bu kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 27.10.2010 tarih, 2009/2786 esas ve 2010/9228 karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, sanıktan şirket hisselerine devralan tanık M. B..’nın devir nedeniyle sanığa para ödemediğini belirttiğinin anlaşılması karşısında, her ne kadar sanığın adı geçen şirketten harcama belgesi olmadan para çektiği görülmekteyse de, devrin bedelsiz yapılması ve tarafların ibralaşması da dikkate alınarak, eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre;
1- Katılanın sanığı ibra ettiğinin kabul edilmesine rağmen, sanık hakkında TCK 168. madde de düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin tatbik olunup olunamayacağının tartışılmaması,
2- Hükmün gerekçesinde sanığın alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verilmesine rağmen, kısa kararda hapis cezasının alt sınırdan, adli para cezasının ise alt sınırdan uzaklaşılarak uygulanması suretiyle hükümde çelişkiye sebep olunması,
3- Sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan cezalandırılması kabul edildiği halde, TCK 157/1. maddenin uygulama maddesi olarak gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.