Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/30222 E. 2014/17907 K. 03.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/30222
KARAR NO : 2014/17907
KARAR TARİHİ : 03.11.2014

Tebliğname No : 15 – 2012/181936
MAHKEMESİ : Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/05/2012
NUMARASI : 2009/212 (E) ve 2012/213 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Sanıkların katılan H.. B..’ın vekili sıfatıyla İçişleri Bakanlığı hakkında idare mahkemesine açtıkları dava sonucundan toplam 80.899,56 TL alacağın tahsili için yürüttükleri icra takibi sırasında 17.05.2007 tarihli reddiyat makbuzu ile icra dosyasından 85.040,60 TL tahsil ettikleri halde müvekkilleri olan katılan H.. B..’a tahsilât yapmadıklarını söyleyerek onu 4 ay süre ile oyaladıkları, katılanın Ankara 16.Noterliği aracılığıyla 12.09.2007 tarih ve 26763 sayılı ihtarnameyi keşide ettirmesi üzerine tahsil ettikleri paranın 61.000 TL’sini banka üzerinden katılan ve eşi adına yatırdıkları, bakiyesini uhdelerinde tutmaya devam ettikleri iddia edilen olayda, tahsil ettikleri parayı miktarını belirtmek suretiyle katılan H.. B..’a makul süre içerisinde vermeyerek, parayı tahsil ettikleri tarihten kendilerine ihtar çekildiği tarihe kadar yaklaşık 4 ay sonra parayı göndermeleri nedeniyle mahkûmiyetlerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıkların katılana ait parayı 13/09/2007 tarihinde banka hesabına havale ettiklerinin anlaşılması karşısında sanıklar hakkında TCK’nın 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/11/2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.