Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/16703 E. 2014/7557 K. 21.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/16703
KARAR NO : 2014/7557
KARAR TARİHİ : 21.04.2014

Tebliğname No : 9 – 2011/379307
MAHKEMESİ : Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/09/2011
NUMARASI : 2010/194 (E) ve 2011/304 (K)
SUÇ : Mala zarar verme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın atanan zorunlu müdafiden bilgisi olmayıp, müdafine yapılan tefhimin temyiz süresini başlatmayacağı ve sanığın tebligat üzerine süresinde yaptığı temyiz başvurusu bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; sanığın olay tarihinde, Bolu Kapalı Cezaevinde hükümlü olarak bulunduğu sırada, 27/01/2010 tarihinde yaşadığı sorunları gerekçe göstererek, kalmakta olduğu koğuştaki lavaboyu kırdığı, yine sanığın 21/02/2010 tarihinde bu defa sigara verilmedi diye kızarak kaldığı odanın camını kırmak suretiyle zarar verdiğinin iddia edildiği olayda, aşağıda yazılı nedenler dışında mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
1-) TCK’nın 43. maddesinin “bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda bir cezaya hükmedilir.” düzenlemesi karşısında, sanığın cezaevinde gerçekleştirdiği kabul edilen mala zarar verme eylemlerinin teselsül eden tek suç kabulü yerine yazılı şekilde iki ayrı suçtan hüküm kurulması,
2-) Sanığa hükmedilen bir yıl hapis cezalarının TCK’nın 49. maddesine göre kısa süreli hapis olduğu gözetilmeden, kurulan hükümde “kısa süreli hapis olmadığından” denilmek ve “sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecindeki durumu, suçun işlenmesindeki özellikler” irdelenmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle TCK’nın 50. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3-) 5237 sayılı Kanunun 53. maddesi 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan hakları velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından kendi alt soyu yönünden koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
4-) Sanık hakkında mükerrir olduğunun kabulü ile Bartın Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2007 tarih 2003/69 ve 2007/154 sayılı karına göre TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verildikten sonra bu defa Bartın Asliye Ceza Mahkemesinin 15/07/2008 gün ve 2006/574, 2007/730 sayılı kararına göre ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine denilmek suretiyle infazda tereddüt yaratılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/04/2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.