Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/6854 E. 2014/998 K. 23.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/6854
KARAR NO : 2014/998
KARAR TARİHİ : 23.01.2014

Tebliğname No : 15 – 2012/51076
MAHKEMESİ : Kadıköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/04/2009
NUMARASI : 2007/886 (E) ve 2009/652 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan ….sigorta A.Ş’nin Kadıköy İlçesi yetkili acentesi olarak çalışan sanığın,müşterilerden şirket adına tahsil 85.066,75 TL tutarındaki sigorta primlerini katılan şirkete intikal ettirmeyerek kendi kredi borcu için kullanmak suretiyle mal edindiğinin iddia edildiği olayda, mahkemenin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın karar oturumunda zararın bir kısmını giderdiğini, geri kalan kısmını da sonra gidereceğini beyan etmesi, katılan vekilinin de kısmı ödeme nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızalarının olmadığını belirtmesi, sanığın kalan borcunu karşılık verdiğini söylediği gayrımenkul ipotekleri ile ilgili olarak yapılan icra takibi kapsamında tahsil edilen paranın hüküm tarihinden sonra katılan şirkete iade edildiğinin anlaşılması karşısında, bu hususta bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1- İddianame ile talep edilmediği halde, ek savunma hakkı tanınmadan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226. maddesine muhalefet edilmesi,
2-Sanık hakkında Adli para cezası tayin edilirken uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK 223/6.maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.01.2014 tarihinde oy birliği ile karar verildi.