YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/15658
KARAR NO : 2014/4464
KARAR TARİHİ : 11.03.2014
Tebliğname No : 6 – 2011/213112
MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/12/2010
NUMARASI : 2010/456 (E) ve 2010/786 (K)
SUÇ : Kamu malına zarar verme, kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlığa teşebbüs
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin, suça sürüklenen çocuk R.. A.. hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik yapmış olduğu 27/12/2010 tarihli itirazının, Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nin 06/04/2011 tarih ve 2011/49 değişik iş sayılı kararıyla reddedildiği, söz konusu karara karşı temyiz talebinde de bulunmadığı anlaşılmakla, suça sürüklenen çocuk Ç.. Y.. hakkında verilen mahkumiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; suça sürüklenen çocuk Ç.. Y..’un, temyiz incelemesi dışındaki R.. A.. ve Y.. Y.. ile birlikte, maliyeye ait olup daha önceden MİT lojmanı olarak kullanılan boş binada bulunan demirleri söküp almak amacıyla, ellerinde bulunan balyozlar ile binanın duvarlarını kırdıkları esnada polisler tarafından yakalandıkları anlaşılmakla; eylemlerinin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-a maddesinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlığa teşebbüs ve aynı kanunun 152/1-a maddesinde öngörülen kamu malına zarar verme suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Fiili işlediği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun, cezai sorumluluğunun tespiti amacıyla hırsızlığa teşebbüs suçu yönünden rapor alınmasına karşın, kamu malına zarar verme suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği konusunda uzman hekim raporu alınmadan eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesi dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/2 maddesi gereğince, yasal olarak tayin edilen zorunlu müdafinin ücretinin suça sürüklenen çocuğa yüklenemeyeceğinin gözetilmemesi,
3- 1136 sayılı Kanun’un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, mahkumiyet kararı verilmesi halinde, kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/03/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.