Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/13849 E. 2014/979 K. 23.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13849
KARAR NO : 2014/979
KARAR TARİHİ : 23.01.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/112476
MAHKEMESİ : Kadıköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/10/2009
NUMARASI : 2008/284 (E) ve 2009/272 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
5237 sayılı TCK’nın 158/1-j bendinde, dolandırıcılık suçunun, Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, işlenmesi, nitelikli hal olarak kabul edilmiştir. Bu suçun oluşabilmesi için, Kredi elde eden kişinin banka veya diğer kredi kurumu görevlilerini hile ile aldatmış olması gerekir. Krediyi alan kişinin aldatıcı herhangi bir eylemi olmaksızın, sırf banka elemanlarının kendi görevlerini layıkıyla yerine getirmemeleri yüzünden bir kredi açılmışsa, dolandırıcılıktan bahsedilemez, şartları varsa bankacılık suçundan bahsedilebilir.
Bu suçun mağdurları banka ve diğer kredi kurumlarıdır. 5411 sayılı “Bankacılık Kanununun 3. maddesinde banka, 48. maddesinde ise kredinin tanımı yapılmıştır. Tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlama suçun konusudur. Kredinin tahsis edilmesinin gerekli olup olmadığı, kredi verecek kuruluşun
mevzuatında öngörülen düzenlemeler çerçevesinde belirlenir. Fiil, sahte kıymet takdiri raporları veya gerçeğe aykırı belgeler, bilançolar düzenleyerek hileli davranışıyla bunları aldatmaktadır.
Kredi kurumu banka olmamasına karşın faiz karşılığında olsun veya olmasın, kanunen borç vermeye yetkili kılınan kurumlar anlaşılır. Bu itibarla böyle bir yetkiye sahip olmayan bir kişi veya kuruluşa karşı bu fiilin işlenmesi hâlinde koşulları varsa, basit dolandırıcılık suçu söz konusu olacaktır.
… Finans Kurumu A.Ş. Mecidiyeköy şubesi nezdinde hesabı olan ve Kadıköy 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2006/250 E. 410 K. sayılı 30/01/2007 tarihli kararı ile “yargılamanın yenilenmesi” usulü ile yeniden yargılanıp “karşılıksız çek keşide etme” suçundan hakkında beraat kararı verilen M. G..’ın, şahsi hesabına ait suça konu 15/09/2006 keşide tarihli, 7039350 seri no’lu, 22.900 TL bedelli hamiline çeki onun yerine düzenleyip, imzalayan ve …bankası Bostancı Şubesinde 07/12/2004 tarihinde açılan 107.299 TL limitli taşıt kredisi için kullanan sanığın eylemlerinin “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak; sanığın babası Hicabi’nin birlikte çalışma teklifini kabul eden ve bilahare Asena….Ltd., Mutlu … Ltd. ünvanlı şirketlerde ve sanığın da ortağı olduğu Dinghai….Ltd. şirketinde dışarıdan atama ile müdürlüğe getirilen M.. G..’ın, Kadıköy 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 30/01/2007 tarihli duruşmasında tutanağa geçen beyanı üzerinde durularak; Asya Finans/ Mecidiyeköy şubesindeki hesabının hangi tarihte açıldığının, suça konu çek yaprağının da dahil olduğu çek karnesinin bankadan hangi tarihte, kim tarafından alındığının, H. G.. adlı kişinin Mustafa adına hareket etme hak ve yetkisine sahip olup olmadığının, vekaletnamesi bulunup bulunmadığının, Hicabi’nin de oğlu sanığa bir vekaletname verip vermediğinin, suça konu çek yaprağının “tahsis edilmemesi gereken (07/12/2004 tarihli) bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla” ilgili banka şubesine sorulup sorulmadığının, bu çek yaprağının banka kayıtlarına hangi tarihte girdiğinin ve başkaca M. G.. çekleri verilip verilmediğinin, verilmiş ise bunların karşılıklarının ödenip ödenmediğinin, icra takibine konu olup olmadıklarının, Mustafa tarafından imza itirazına uğrayıp uğramadıklarının araştırılması, gerektiğinde H. G.. ile çekte birinci ciranta olarak gözüken B. G..’ın tanık sıfatıyla dinlenmeleri, 2. ciranta olarak görünen Dinghai… Ltd şirketine ait kaşe üzerindeki imzanın ortaklar kurulunun 03.05.2004 tarih ve 2004/6 sayılı kararı ile üç yıl için müdürlüğe atanan M. G..’a ait olup olmadığının uzman bilirkişiden alınacak raporla açıklığa kavuşturulması, dosyada görülen …bank/Bostancı şubesinin 12/11/2008 tarihli Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığına hitaplı yazı aslının veya onaylı örneğinin ve yazı içeriğinde belirtilen protokolün bir suretinin istenmesi Kartal 2. İcra Müdürlüğü’nün 2006/78 E. ve Kartal 3. İcra Mahkemesinin 2006/21 E. sayılı dosyalarının getirilip ayrıntılı özetlerinin tutanağa geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren bilgi ve belgelerinin onaylı örneklerinin alınması toplanan delillerle birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet Savcısı ile katılan banka vekilinin temyiz itirazları bu itibarla görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.