YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/12910
KARAR NO : 2014/1100
KARAR TARİHİ : 27.01.2014
Tebliğname No : 9 – 2013/47690
MAHKEMESİ : Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 04/12/2012
NUMARASI : 2011/146 (E) ve 2012/343 (K)
SANIK : E.. B..
SUÇ : Kamu malına zarar verme, hükümlünün kaçması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma,yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, Manisa açık Ceza ve İnfaz kurumu’nda başka suçtan hükümlü iken, yatakhanenin havalandırma boşluğundan çatıya çıkıp, ordan da depoların üstüne atlayarak kaçtığı, kaçarken, mutfak dış pimapen kapı camına ve depo eterminitine zarar verdiği, sanıkla birlikte, arkadaşı temyiz dışı S.. S..’nın da kaçtığı, böylece sanığın birden fazla kişi tarafından birlikte hükümlünün kaçması ve kamu malına zarar verme suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda, sanık ve katılan beyanları, görgü ve tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Sanığın, 18 yaşını doldurmadan önce işlediği suça ilişkin mahkumiyetlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 58/5. maddesinin emredici hükmü uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı dikkate alınarak tebliğnamedeki eleştiriye ve TCK’nın 53. maddesi uygulamasının, usul ve yasaya uygun olması karşısında, tebliğnamedeki bu bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1- Hükümlünün kaçması suçundan verilen hüküm açısından;5237 sayılı TCK’nın 293. maddesine göre, “tutuklu veya hükümlünün, kaçtıktan sonra etkin pişmanlık göstererek kendiliğinden teslim olması hâlinde, kaçtığı günden itibaren teslimin gerçekleştiği güne kadar geçen süre dikkate alınarak, verilecek cezanın altıda beşinden altıda birine kadarı indirilir. Ancak, kaçma süresinin altı ayı geçmesi hâlinde cezada indirim yapılmaz, hükmüne yer verildiği”, ilgili cezaevi idaresinin 10/12/2010 tarihli yazısına göre, sanığın aynı tarihte teslim alınarak cezaevine konulduğunun belirtildiği, aynı şekilde sanığın, 27/12/2010 tarihli savcılık ifadesinde, kendiliğinden gelerek teslim olduğunu belirtmesi karşısında, ilgili kuruma yazı yazılarak, sanığın hangi tarihte ve ne şekilde cezaevine teslim olduğunun belirlenerek, hakkında, özel bir etkin pişmanlık hükmü olan TCK’nın 293. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmasından sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmeyerek eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Kamu malına zarar verme suçundan verilen hüküm açısından; cezaevi idaresi tarafından tutulan 30/11/2012 tarihli tutanağa göre, sanığın babasının, yargılama sırasında, zararın tamamını kuruma ödediği belirtilmekle, sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 168/2. maddesi gereğince cezasından indirim yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.