YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/735
KARAR NO : 2014/1105
KARAR TARİHİ : 27.01.2014
Tebliğname No : 11 – 2011/14200
MAHKEMESİ : Bakırköy 13. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/02/2010
NUMARASI : 2005/1237 (E) ve 2010/68 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, 01/09/2001 ile 08/08/2005 tarihleri arasında, katılanın ortağı ve yetkilisi bulunduğu akaryakıt istasyonunda pompacı olarak çalıştığı, şirket muhasebesi tarafından stoklarda açık olduğunun fark edilmesi üzerine, geriye doğru yapılan inceleme neticesinde, özellikle sanığın vardiyası sırasında kamera kayıtlarına göre giren araç sayısından daha az sayıda araç için giriş yapıldığının otomasyon sisteminden tespit edildiği, böylece, sanığın, akaryakıtı satmasına rağmen parasını uhdesinde tutmak suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, sanığın hangi dönemlerde katılana ait şirkette çalıştığı ve hangi dönemlerde, şirketin açık verdiğine dair şirket kayıtlarının getirtilmesi, belirlenen bu döneminde, sanığın ne kadar satış yaptığı, bu satış sonucu hangi belgelerin düzenlendiği, sanığın hangi pompalarda ne kadar süreyle çalıştığı, gün sonunda, paraların kime, hangi belgelere istinaden teslim edildiği, teslim sonucunda başka bir belge düzenlenip düzenlenmediği hususlarının tespiti için ilgili kayıtların istenmesi, sanığın çalıştığı döneme ait şirketin ticari defterleri, muhasebe kayıtları, otomasyon kayıtları ve bulunduğu belirtilen kamera kayıtları ile satışlara ilişkin bütün belgelerin dosyaya konulması, şirkette kurulduğu belirtilen otomasyon sisteminin ne zaman kurulduğu, bu sistemin nasıl çalıştığı, manuel sistemden farklarının ne olduğu hususlarının belirlenmesi için, sisteme dair şirket kayıtlarının getirtilmesi, otomasyon sistemindeki bilgi ve belgeler ile kamera kayıtlarındaki görüntülerin karşılaştırılması, bütün delillerin toplanmasından sonra dosyanın, içinde muhasebeci, mali müşavir, otomasyon sisteminden anlayan bilirkişi ile kamera görüntülerini karşılaştıracak olan bir bilirkişiye tevdiinin sağlanarak, sanığın, çalıştığı dönemde ne kadar satış yaptığı, bu satıştan ne kadarını şirkete teslim ettiği, ne kadarını teslim etmediği, otomasyon sisteminin, bozularak mı, yoksa anahtarla açılarak mı devre dışı bırakıldığı, açık çıkan dönemlerin otomasyon sisteminin çalıştığı döneme denk gelip gelmediği, genel olarak o dönemde otomasyon sisteminde bir bozukluk bulunup bulunmadığı, sisteme kim tarafından müdahale edildiği, kamera kayıtlarına göre sanığın yakıt vererek parasını almasına rağmen kayıtlara intikal ettirmediği ödemelerin bulunup bulunmadığı, aynı dönemde şirkete gelen ve giden tüm yakıt miktarına göre sanığın ne kadar yakıt satışı yaptığı, buna dair makbuzların ve belgelerin neler olduğu, fatura ve irsaliye içeriklerine göre kim tarafından hangi araca ne kadar yakıt satışı yapıldığı, sanığın yaptığı satışlar sonucu çıkan açıklar nedeniyle şirketin ne kadar zararının oluştuğu hususlarında denetime elverişli bilirkişi raporu alınması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27/01/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.