YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/32179
KARAR NO : 2014/1115
KARAR TARİHİ : 27.01.2014
Tebliğname No : KYB – 2013/368084
Dolandırıcılık suçundan sanık E.. T..’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155/2 ve 52/1. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 51/1. maddesi gereğince mağdurların zararının tazminat koşuluna bağlanarak hapis cezasının ertelenmesine, sanık hakkında 2 yıl denetim süresi belirlenmesine dair İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesinin (kapatılan Kartal 2. Asliye Ceza Mahkemesinin) 10/07/2012 tarihli ve 2012/345 esas, 2012/641 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18/11/2013 gün ve 2013/17142/70081 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28/11/2013 gün ve 2013/368084 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, dolandırıcılık suçu bakımından 5237 sayılı Kanun’un 51/2. maddesinde yer alan “Cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi hâlinde, hâkim kararıyla hükümlü infaz kuramımdan derhâl salıverilir” hükmünün, aynı zamanda etkin pişmanlık başlığı altında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesi gereğince cezadan indirim sebebi olduğu, kanunî bir indirim sebebinin aynı zamanda hapis cezasının infaz edilmiş sayılmasını gerektirecek şekilde erteleme şartı olarak belirlenmesinin mümkün bulunmadığının gözetilmemesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; İstanbul Anadolu 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10/07/2012 tarih ve 2012/345 esas, 2012/641 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhe etki etmemek üzere BOZULMASINA, bozma nedenine göre, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine 27/01/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.