YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8184
KARAR NO : 2014/1149
KARAR TARİHİ : 27.01.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/299701
MAHKEMESİ : İskenderun 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/12/2009
NUMARASI : 2008/30 (E) ve 2009/911 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın tavsiye üzerine inşaat malzemesi alım satımı için sanık ile telefonla irtibat kurduğu ve kendisinden önce 20.000 TL para yatırmak suretiyle demir alışverişi yaptığı, yine katılanın demire ihtiyacı olması nedeniyle sanığa 150.000 TL lik demir siparişi verdiği ve 08.12.2006 tarihinde bu demiri almak amacıyla İskenderun’a geldiği, sanık ile buluştukları ve sanığın demirin alınacağı şirket olan İsdemir’in satış pazarlama müdürü ve muhasebe müdürüyle görüşme yapar gibi davrandığı, daha sonra birlikte İsdemir’e geldikleri, sanığın kendisinin içeriye girerek parayı yatıracağını, irsaliyeleri kestireceğini ve yanına geleceğini belirterek katılana dışarda beklemesini söyleyerek katılandan 150.000 TL’yi alarak içeriye girdiği katılanın beklemeye başladığı, ancak sanığın bir daha geri dönmediği, sanığın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediğinin iddia edildiği olayda, sanığın yargılamanın her aşamasında katılan ile daha önceden demir ticareti yapmadığını, kendisinin pul biber işi ile uğraştığını, katılana 20.000 TL’lik pul biber sattığını, ancak katılanın malları geri iade etmek istediğini beyan
ettiği, ayrıca katılanın söz konusu demir ticaretini …. Hazır Demir A.Ş. ile birlikte yaptıklarını belirtmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, öncelikle sanığın iddia ettiği şekilde pul biber ticareti ile uğraşıp uğraşmadığı ve demir ticaretiyle ilgili şirketinin bulunup bulunmadığını konuyla ilgisinin tespit edilmesi, katılan ile pul biber ticareti yapıp yapmadığının belirlenmesi, ayrıca katılanın beyanında belirttiği … Hazır Demir A.Ş. yetkililerin konu ile ilgili olarak tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulması, yine katılanın beyanında belirttiği sanık ile önceden yapılan 20.000 TL’lik demir alışverişinin ilgili fatura, evrak veya irsaliyenin mahkemeye getirtilmesi sanığın suç tarihinde olay yerinde bulunmadığını savunmasına rağmen iletişimin tespitinde olay yerinde telefon konuşması yaptığının anlaşılması karşısında bu çelişkinin giderilmesi sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.01.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.