Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/88 E. 2014/2703 K. 17.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/88
KARAR NO : 2014/2703
KARAR TARİHİ : 17.02.2014

Tebliğname No : KYB- 2013/393594

Dolandırıcılık suçundan şüpheliler E.. T.., E.. K.. ve M.. Ş.. haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda, Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/07/2013 tarihli ve 2013/40130 soruşturma, 2013/19030 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/09/2013 tarihli ve 2013/1066 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 05/12/2013 gün ve 2013/18399/74294 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/12/2013 gün ve 2013/393594 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, şüphelilerin ifadesi alınmadan, müştekiler dinlenilmeksizin varsa olaya ilişkin tanıklar dinlenilmeden ve her iki tarafın delilleri toparlanmaksızın, hiçbir soruşturma işlemi yapılmadan şüpheliler haklarında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği dikkate alındığında, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesi”nin 09/09/2013 tarih ve 2013/1066 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine 17/02/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.