YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2653
KARAR NO : 2014/4589
KARAR TARİHİ : 12.03.2014
Tebliğname No : 15 – 2014/20453
MAHKEMESİ : İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 09/09/2013
NUMARASI : 2013/106 (E) ve 2013/287 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi, nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için, eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır. Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
E.. Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü’nden işçi sıfatıyla çalışıyorken 01/01/2006 tarihinden itibaren mutemet olarak görevlendirilen sanık Savaş’ın, Enstitüde görevli akademik personelin ek ders bordrolarını tanzim ederek yetkililere imzalatıp ödeme emirlerini banka şubesine bildirdiği, bordroları yaparken bordrodaki hak sahipleri adına fazladan ücret tahakkuk ettirdiği, ödeme listesini bankaya verirken kişilere hakları olan miktar karşılığı ödemenin sağlanması için doğru olan rakamları yazdığı, kişilerin hakkı olmayan ve kendisinin fazladan ilave etmiş olduğu miktarları ise adına bankada açmış olduğu iki ayrı hesaba aktardığı, sanığın bu şekilde Garanti Bankası E.. Üniversitesi Şubesi’ndeki 66.. ve 66… nolu hesaplarına 2006 yılı 2012 yılları arasında toplamda 1.798.090,59 TL parayı aktarmak suretiyle mal edindiği, bu şekilde üzerine atılı resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarını işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; sanığın savunmasında, 01.01.2006 tarihinden itibaren Enstitünün görevlendirmesiyle mutemetlik yapmaya başladığını, sekreter olarak görev yapan Dr. S.. B..’nın bordroları hazırladığını, kendisinin de bordroları ilgili yerlere götürdüğünü, S.. B..’nın talimatıyla Garanti Bankasından kendi adına hesap açtırdığını, düzenlenen bordrolarda öğretim üyelerinin ek ders ücretlerinin kendilerine ödenenden daha yüksek meblağlı gösterildiğini, öğretim üyesine hakkı olan miktarın ödendiğini, fazla olarak bordroya eklenen miktarın ise kendisine ait banka hesabına aktarıldığını, paraları bankadan çekip elden veya eft-havale yoluyla S.. B..’ya verdiğini beyan etmesi ve S… B.. hakkındaki soruşturma evrakının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’na tabi olması nedeniyle tefrik edilerek görevsizlik kararı ile E.. R..ne gönderilmesi karşısında, Dr. S.. B.. hakkında kamu davası açılıp açılmadığı araştırıldıktan sonra, açılmış ise her iki dosyanın birleştirilerek açılmış karara çıkmış ise dosya getirtilip incelenerek ve delil olarak dosya içerisine örneği bırakılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.