YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19266
KARAR NO : 2014/4623
KARAR TARİHİ : 12.03.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/234196
MAHKEMESİ : Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/07/2010
NUMARASI : 2010/135 (E) ve 2010/237 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli Karar başlığında suç bölümüne yazılmamış olan nitelikli dolandırıcılık suçunun mahallinde eklenmesi mümkün görülmüştür.
B.. Ş.. Limited Şirketi’nin işlerini vekaletnameyle yürüten sanığın, Akbank E.. Şubesi’nde 21.11.2007 tarihinde açılan işlek kredi hesabına ilişkin teminat olarak 16.04.2008 tarihinde iki adet 6.250 TL’lik senet verdiği, sanığın kredi borcunu ödememesi üzerine banka tarafından senet borçlusu olan şikayetçi M.. K.. aleyhine icra takibi başlatıldığı, şikayetçinin senedin kendisine ait olmadığını, sanığa borcu bulunmadığını, senetteki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını beyan ettiği, sanığın ise suça konu senetlerin şirketine ne şekilde verildiğini bilmediğini, senedin arkasında şirkete ait cironun kendisine ait olduğunu, almış olduğu kredinin teminatı olarak senetleri bankaya verdiğini savunduğu, ekspertiz raporuna göre de senet üzerine yazı ve imzanın şikayetçiye ait olmadığının belirtildiği, böylece sanığın bankadan kredi alabilmek için sahte olarak düzenlenen senetleri teminat olarak vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia olunan somut olayda;
1-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarih ve 50/105 sayılı, 01.06.1999 tarih ve 137/146 sayılı, 10.10.2000 tarih ve 175/193 sayılı, 23.10.2001 ve tarih ve 226/227 sayılı 30.05.2006 tarih 173/145 sayılı kararlarında ve benzer nitelikteki içtihatlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nın 225. maddesi uyarınca hükmün konusu, duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiilden ibaret olup, bir olayın açıklanması sırasında başka bir fiilden bahsedilmesi o konuda da dava açıldığı anlamına gelmeyeceği, Elmadağ Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13.08.2009 gün ve 2009/402 esas sayılı iddianamesi ile, sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı, bu suçun nitelikli dolandırıcılık suçuna dönüşemeyeceği ve görevsizlik kararı ile iddianamenin dışına çıkılmasının mümkün olmadığı, iddianamede tavsifi yapılan bu suçla bağlı kalınarak yargılamaya devamla karar verilmesi gerektiği, sevk ve tavsife göre, “nitelikli dolandırıcılık” suçundan açılmış dava bulunmadığı gözetilmeden, iddianame dışına çıkılarak dava konusu yapılmayan “nitelikli dolandırıcılık” suçundan hüküm kurulması,
2-Şikayetçi beyanı, banka yazısı ve ekspertiz raporu ile ticaretle uğraşan sanığın suça konu senetlerin eline ne şekilde geçtiğini açıklayamaması karşısında, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, oluşa ve dosya kapsamına uygun olmayan gerekçeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.