YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19668
KARAR NO : 2014/9105
KARAR TARİHİ : 07.05.2014
Tebliğname No : 9 – 2012/51241
MAHKEMESİ : Zonguldak 1. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/12/2011
NUMARASI : 2011/346 (E) ve 2011/369 (K)
SUÇ : Mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Olay tarihinde sanığın, gelini olan katılanın oturduğu evin üst katında bulunan diğer gelinini ziyarete geldiği, balkona çıkıp alt katta çamaşır asan gelini katılana “sen hale evimden çıkmadın mı?” diyerek bağırdığı, katılanın da “evden çıkmayacağım, gücün yetiyorsa gel de çıkart” diyerek karşılık vermesi üzerine, sanığın aşağıya inerek yerden aldığı tuğlayı fırlatıp, katılanın evinin camını kırdığının anlaşıldığı olayda, eyleminin mala zarar verme suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1-Sanığın, katılanın kayınvalidesi olduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 167/1-b maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2-Sanığın lehine hükümlerin uygulanması talebi ile ilgili olarak hakkında 5237 sayılı TCK’nın 50. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi,
3-Sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilirken, 5237 sayılı TCK’nın 51/7. ve 8. maddesi uyarınca “belirlenen denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi hâlinde; ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine karar verileceğinin ve denetim süresinin iyi hâlli olarak geçirildiği takdirde, cezanın infaz edilmiş sayılacağınının” hüküm altına alınırken uygulanan 5237 sayılı TCK’nın 51/7. maddesinin ve 51/8. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 07.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.