Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/739 E. 2014/14932 K. 17.09.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/739
KARAR NO : 2014/14932
KARAR TARİHİ : 17.09.2014

Tebliğname No : 11 – 2011/14967
MAHKEMESİ : İzmir(Kapatılan) 23. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/05/2010
NUMARASI : 2008/444 (E) ve 2010/431 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
1-Katılana ait E.. D.. Pazarlama A.Ş.’de pazarlamacı olarak çalışan sanığın, tahsis edilen araç ile kendisine aralarında sözleşme gereğince teslim edilen genellikle yabancı menşeili içkileri müşterilere sattıp bedelini tahsil ettiği, 07.08.2007 tarihinde işe gelmemesi üzerine kendisine zimmetli olup işyerinin önünde bulunan araçta sayım yaptıkları, sayım sonunda 16,937,35 TL değerinde malın eksik çıktığı, bunun üzerine müşterilerle yapılan hesap mutabakatları sonunda 15.332,51 TL tahsil ettiği halde katılan şirkete vermeyip mal edinmek suretiyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia edilen olayda; Sanığın suçu işlemediğine yönelik savunması karşısında, maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde açığa çıkarılması bakımından, para tahsil edilip şirkete verilmediği belirlenen müşterilerin hesap ve defterleri ile katılan şirkete ait hesap ve defterlerin karşılaştırılarak sonucuna göre sanığın menfaat temin edip etmediği hususunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz bilirkişi raporuyla hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
Sanığın aynı suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda olmak üzere katılana karşı birden fazla gerçekleşen eylemi nedeniyle hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Hapis cezasının alt sınırdan tayin edilmesine rağmen, adli para cezasının belirlenmesi sırasında, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeye dayanarak tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.