YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19710
KARAR NO : 2014/8682
KARAR TARİHİ : 05.05.2014
Tebliğname No : 9 – 2012/46623
MAHKEMESİ : İzmir 2. Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/12/2011
NUMARASI : 2010/829 (E) ve 2011/875 (K)
SUÇ : Kamu malına zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma,suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Suça sürüklenen çocuğun, başka bir soruşturma nedeniyle adliyeye getirildiği sırada, tekmeyle adliyenin giriş kapısının camına vurarak kırdığı, böylece kamu malına zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, suça sürüklenen çocuğun ikrarı ve görgü ve tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, suçun çocuk tarafından işlendiği sabit olmakla bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suça sürüklenen çocuğun, suç tarihinde on beş yaşını doldurmamış olduğu dikkate alınarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/04/2011 tarih ve 2011/6-79 Esas, 2011/54 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi gereğince işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığı hususunda rapor alınmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.