Danıştay Kararı 6. Daire 2022/578 E. 2022/7525 K. 28.06.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/578 E.  ,  2022/7525 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No : 2022/578
Karar No : 2022/7525

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Otomotiv Yatırım ve Pazarlama A.Ş.
VEKİLİ : Av…

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı – …
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN ÖZETİ : … İli, … İlçesi, … Mahallesi, … pafta, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binada ruhsat ve eki projesine aykırı imalatlar yapıldığından bahisle, söz konusu yapının 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca ruhsata uygun hale getirilmesi için bir ay süre verilmesine ve davacı şirkete aynı Kanun’un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca toplam 5.989.912,95-TL idari para cezası verilmesine ilişkin Mudanya Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile anılan encümen kararının dayanağı niteliğindeki … tarihli, … cilt, … sahide numaralı yapı tatil zaptının iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemlerin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabul edilerek dava konusu işlemlerin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yapı tatil zaptı ile encümen kararının “inşaatın ruhsata uygun hale getirilmesi için bir ay süre verilmesine” ilişkin kısmı yönünden davanın reddine; encümen kararının para cezası verilmesine ilişkin kısmı yönünden feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair … Bölge İdare Mahkemesi 5. İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K… sayılı kararın davanın reddine ilişkin kısmının, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının temyiz edilen kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının temyiz edilen kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın redde ilişkin kısmı ve bu kısmın dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın temyiz edilen kısmının ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 28/06/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi.

KARŞI OY (X) :

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 6. bendinde: “Bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.” kuralı yer almaktadır.
Anılan Kanun’un “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde: “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir:

b) Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar…” hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un 48. maddesinin 6. fıkrasında; “Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödenmemiş olması halinde kararı veren; merci tarafından verilecek yedi günlük süre içerisinde tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçilmiş sayılacağı hususu temyiz edene yazılı olarak bildirilir. Verilen süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, ilgili merci, kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verir. Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” hükmü; 7. fıkrasında ise, “Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir. ” hükmü yer almıştır.
Bakılan davanın konusunun, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu yapının ruhsata uygun hale getirilmesi için bir ay süre verilmesine ve davacı şirkete aynı Kanun’un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca toplam 5.989.912,95-TL idari para cezası verilmesine ilişkin encümen kararı ile anılan encümen kararının dayanağı niteliğindeki yapı tatil tutanağı olduğu görülmektedir. Dava konusu encümen kararının 3194 sayılı Kanun’un 42. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca toplam 5.989.912,95-TL idari para cezası verilmesine ilişkin kısmının, yukarıda yer verilen 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize konu işlemlerden olduğuna kuşku bulunmamakla birlikte, uyuşmazlıkta, davacı vekili tarafından verilen 25/08/2021 tarihli dilekçe ile, davanın para cezasına ilişkin kısmından feragat edildiği ve temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararı ile para cezasına ilişkin kısım hakkında feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer kısımlar yönünden ise davanın reddine karar verildiği ve davacı tarafından kararın yalnızca davanın redde ilişkin kısmının temyiz edildiği, para cezası verilmesine ilişkin kısmın ise temyiz edilmeyerek kesinleştiği; bu bağlamda Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının temyiz edilen kısmının 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu yapının ruhsata uygun hale getirilmesi için bir ay süre verilmesine ilişkin encümen kararı ve anılan encümen kararının dayanağı niteliğindeki yapı tatil zaptından ibaret olduğu ve söz konusu işlemlerin de, 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde tahdidi olarak sayılan temyize konu işlemlerden olmadığı; dolayısıyla işbu uyuşmazlıkla ilgili bölge idare mahkemesi idari dava dairesince yapılan istinaf incelemesi neticesinde verilen kararın yalnızca davanın redde ilişkin kısmının temyiz edilmesinin, yukarıda anılan Kanun kapsamında mümkün olmadığı (başka bir ifade ile görülmekte olan davanın 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesi uyarınca Dairemizce temyizen esasının incelemesinin yapılabilmesi için, öncelikle dava konusu encümen kararının miktar itibarı ile temyize tabi olan para cezasına ilişkin kısmının temyiz edilmesi gerektiği, ancak bu durumda para cezasına ilişkin işlem ile birlikte temyize tabi olmayan işlemler -yapı tatil tutanağı ve encümen kararının 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 32. maddesi uyarınca uyuşmazlık konusu yapının ruhsata uygun hale getirilmesi için bir ay süre verilmesine ilişkin kısmı- yönünden de kararın temyiz edilebileceği) sonucuna varılmaktadır.
Bu itibarla; 2577 sayılı Kanun’un 48. maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları uyarınca davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği oyuyla; temyiz isteminin esasının incelenmesine yönelik Dairemiz çoğunluk kararına katılmıyorum.