Danıştay Kararı 6. Daire 2022/4292 E. 2022/7532 K. 28.06.2022 T.

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2022/4292 E.  ,  2022/7532 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE

Esas No : 2022/4292
Karar No : 2022/7532

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) : … Valiliği
VEKİLİ : Av….

2- MÜDAHİL (DAVALI YANINDA): … Enerji ve Maden Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av….

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Belediye Başkanlığı

VEKİLLERİ : Av… – Av…

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: … İli, … ve … İlçeleri, … ve … Köyleri Mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından 51,55 ha’lık kül depolama sahası alanı yapılmasının olumlu olarak değerlendirilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı … Valiliği Mahalli Çevre Kurulu kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dava konusu işlemin tesisi sırasında … İli, … ve … İlçeleri, … ve … Köyleri Mevkiinde … Enerji ve Maden Tic. A.Ş. tarafından 51,55 ha’lık kül depolama tesisi için Atıkların Düzenli Depolanmasına Dair Yönetmelik ve Düzenli Depolama Tesisleri Saha Yönetimi ve İşletme Kılavuzu çerçevesinde değerlendirilebilmesi için kurum görüşlerinin alındığı görülmekte ise de, dava konusu işlemde söz konusu düzenli depolama tesisinin sınıfının belirtilmediği gibi, bulunduğu sınıfa göre yerleşim yerlerine uzaklığı açısından herhangi bir değerlendirmeye yer verilmediği, kurum görüşlerinde belirtilen olası risk ve alınması gereken önlemlere yer verilmeksizin ve yer seçimi hususunda yönetmelik hükümleri ve klavuzda yer alan kıstaslar dikkate alınarak bir uygunluk değerlendirmesi yapılmaksızın “görüşlerde bildirilen hususların yerine getirilmesi şartıyla olumlu olarak değerlendirilmesi” şeklinde şarta bağlı işlem tesis edildiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle, hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idare ile davalı yanında müdahil tarafından, usul ve hukuka aykırı olan İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 46. ve 48. maddeleri uyarınca incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davalı yanında müdahilin tek başına olan duruşma istemi yerinde görülmeyerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 48. maddesinin 7. fıkrası uyarınca işin gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY:
Davalı yanında müdahil tarafından, … İli, … ve … İlçeleri, … ve … Köyleri Mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından 51,55 ha’lık kül depolama sahası alanı için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının “Düzenli Depolama Tesisleri Saha Yönetimi ve İşletme Klavuzu”nun “3. Düzenli Depolama Tesislerinin Kurulmasında İzlenen Yasal Süreç” bölümünde yer alan düzenleme uyarınca Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliğinin Ek-1 veya Ek-2 listelerine göre başvuru yapabilmeye ve ÇED başvuru dosyası hazırlamaya yönelik yer uygunluğu için değerlendirme yapılması talep edilmiş ve aynı kılavuzun “3.2. Mahalli Çevre Kurulu Kararı” bölümündeki düzenlemeye göre mahalli çevre kurulunca karar alınması gerekmiştir.
Bu kapsamda belirlenen kurumlar tarafından yerinde incelenerek rapor hazırlanması ve mahalli çevre kuruluna sunulmasının istenilmesi üzerine yapılan toplantıda 10/03/2020 tarih ve 190 sayılı Mahalli Çevre Kurulu kararı ile; … İli, … ve … İlçeleri, … ve … Köyleri Mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından 51,55 ha’lık kül depolama sahası alanı yapılması olumlu olarak değerlendirilmiştir.
Bunun üzerine, 10/03/2020 tarih ve 190 sayılı Mahalli Çevre Kurulu kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun “İstinaf” başlıklı 45. maddenin 6. fıkrasında; Bölge İdare Mahkemelerinin 46. maddeye göre temyiz yolu açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükmüne yer verilmiş, “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında; Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin maddede sınırlı olarak sayılan davalar hakkında verdikleri kararların, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği belirtilerek, aynı fıkranın (a) bendinde yer alan; Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarının temyize tabi olduğu düzenlenmiş, 48. maddesinin 7. fıkrasında ise; “Temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin ödenmemiş olduğu, dilekçenin 3 üncü madde esaslarına göre düzenlenmediği, temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir.” hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesinden; 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde, bölge idare mahkemesinin temyiz incelemesine tabi kararlarının sınırlı olarak sayıldığı, Danıştay Altıncı Dairesinin görevine giren ve temyize konu olabilecek davalar arasında; (iş bölümüne göre Dairenin konularıyla ilgili olan) düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaların belirlendiği, söz konusu maddede sayılanlar dışındaki davalar hakkında Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesince kesin olarak karar verilmesi gerektiği, kesin olarak verilen kararlar hakkındaki temyiz istemlerinin ise incelenemeyeceği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta; … İli, … ve … İlçeleri, … ve … Köyleri Mevkiinde davalı yanında müdahil tarafından 51,55 ha’lık kül depolama sahası alanı yapılmasının olumlu olarak değerlendirilmesine ilişkin mahalli çevre kurulu kararı, davalı yanında müdahilin talebi üzerine verilmiş bir karar olup, söz konusu mahalli çevre kurulu kararının temyize tabi davalardan olan düzenleyici işlem olmadığı gibi, ÇED başvuru sürecine hazırlık işlemi mahiyetinde olması nedeniyle 2577 sayılı Kanunun 46. maddesinde belirtilen diğer temyiz edilebilir davalar kapsamındaki tesis edilen işlemlerden de olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, istinaf incelemesinden sonra temyiz incelemesine tabi olan davalar arasında sayılmayan ve 2577 sayılı Kanunun 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca istinaf incelemesi üzerine kesinleşen karar hakkında temyiz isteminde bulunulması hukuken mümkün olmadığı gibi, … Bölge İdare Mahkemesi 6. İdari Dava Dairesince temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş olması, 2577 sayılı Kanunun 46. maddesi uyarınca temyiz yolu öngörülmeyen kararla ilgili kanunla öngörülmeyen temyiz incelemesi yapılması hakkı kazandırmayacağından, davalı idare ile davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin de incelenemeyeceğinin kabulü gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan TEMYİZ İSTEMLERİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE,
2. Kullanılmayan …-TL yürütmenin durdurulması harcının isteği halinde davalı yanında müdahile iadesine,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de anılan İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Zonguldak İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.