Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/9206 E. 2014/2850 K. 17.02.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/9206
KARAR NO : 2014/2850
KARAR TARİHİ : 17.02.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/19815
MAHKEMESİ : Denizli Çocuk Mahkemesi
TARİHİ : 03/11/2008
NUMARASI : 2008/264 (E) ve 2008/604 (K)
SUÇ : Güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehin etmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkâr etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Suça sürüklenen çocuğun, bir yeri aramak için mağdurdan geçici olarak aldığı cep telefonunu iade etmediğinin iddia edildiği olayda; şikâyetçinin soruşturma safhasında alınan beyanında, suça sürüklenen çocuğun hakkında tefrik kararı verilen ve şikâyetçiye karşı Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 01.10.2007 tarih 2007/525 iddianame numarasıyla yağma suçundan kamu davası açılan B..Ö.. ile birlikte ellerinde bıçakla geldiklerini ve korktuğu için telefonu verdiğini beyan etmiş olması karşısında; hakkında tefrik kararı verilen Bayram hakkında yürütülen dosya getirtilerek sonuçlanmamış ise birleştirme kararı verilerek, sonuçlanmış ise denetime olanak verecek şekilde onaylı bir örneği dosyaya konularak suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.06.2012 tarih ve 2011/15-440 E. 2012/229 K. sayılı ilamı gereğince; eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141/1. maddesinde öngörülen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuğun temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.