YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/18370
KARAR NO : 2014/11838
KARAR TARİHİ : 12.06.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/215597
MAHKEMESİ : Salihli(Kapatılan) 3. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 29/12/2009
NUMARASI : 2008/398 (E) ve 2009/743 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Evlenmek amacıyla gazeteye ilân verdiğini söyleyen katılanın, abonelik kaydı sanık Peri adına görünen ….no’lu cep telefonu hattı ile aranıp, adını “Z.. G..olarak veren bir bayanla diyaloglarının başlaması, bayanın istemi üzerine katılanın “Z.. G..” adına Niğde’den bir kargo şirketi vasıtasıyla 27.07.2007 tarihinde bir cep telefonu gönderdiğini ileri sürmesi, bu gönderinin diğer sanık İsmail tarafından Turgutlu’da teslim alınması, konuşmalar neticesi varılan mutabakat doğrultusunda katılanın Salihli’de oturduğunu söyleyen “Zeynep” adlı bayanı görmeye gelmesi, buluşma anında sanık İsmail’in Zeynep’in abisi “Mehmet” olarak tanıtılması, birlikte oturup (abi-Mehmet’in eşi diye tanıtılan bir bayan da olduğu halde) detayların konuşulması sırasında katılanın sanık Peri’nin (Zeynep’in) önceden istemiş olduğu 6 adet küçük altın ve 300 TL parayı ona vermesi, katılandan tıraş olmasını, bu arada sanık İsmail’in (Mehmet’in) kontörü kalmadığını, birini arayacağını söyleyip katılandan telefonunu alması, Zeynep’in katılandan tıraş olmasını rica edip bayanların onlardan ayrılması, sanık Salih’in katılanı tanıdık olduğunu söylediği berber-tanık Mustafa T.’ye yönlendirmesi “birazdan geleceğim, sen tıraşını ol, eve gideceğiz…” diyerek şikayetçiden ayrılması eylemlerinin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Sanıkların aşamalardaki anlatımlarında değişmez biçimde birbirlerini tanımadıklarını söylemeleri, sanık Peri’nin olayda kullanılan no’lu telefon aboneliğini kendisinin yaptırmadığını savunması ve bu hususta Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/82 no’lu soruşturması neticesinde “S.. B.. hakkında kamu davası açıldığını 19.02.2010 havale tarihli dilekçesinde bildirmesi karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak biçimde belirlenebilmesi amacına yönelik olarak öncelikle S.. B.. hakkında açılmış olan kamu davasına ait dosyanın getirtilip incelenmesi, imkân dahilinde ise dosyaların birleştirilip birleştirilmeyeceklerinin takdir edilmesi, birleştirme olmaz ise sözkonusu dosyanın ayrıntılı bir şekilde incelenip özetinin tutanağa geçirilmesi, bu davayı ilgilendiren bilgi ve belgelerin onaylı örneklerinin intikalinin sağlanması, sanıklar arasındaki somut-organik bağın ne olduğunun karar yerinde ortaya konulması, katılanın sadece fotoğraftan teşhiste bulunduğu nazara alınıp, tarafların yüzleştirilmelerine çalışılması, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde kararlar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.