Danıştay Kararı 13. Daire 2022/2542 E. 2022/2904 K. 28.06.2022 T.

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/2542 E.  ,  2022/2904 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/2542
Karar No:2022/2904

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. ….

KARŞI TARAF (DAVALI) : ….
VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri …,
Hukuk Müşaviri Av. ….

İSTEMİN KONUSU : …. İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: “… Ekipmanı Acil Müdahale Projesi” kapsamında Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası arasında imzalanan finansman anlaşmaları uyarınca 14/07/2021 tarihinde gerçekleştirilen ve 20 lottan oluşan ”PP3: Kamu Hastaneleri İçin Covid-19 Tıbbi Ekipmanı Temini” ihalesinin “Lot 5” alımına yönelik kısmının iptaline ilişkin işlem ile anılan işleme karşı yapılan 28/10/2021 tarihli itirazın reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davalı idare tarafından sunulan savunma dilekçesinde özetle “(…) dava konusu edilen ihalenin 5 numaralı Lotu için verilen teklifler arasında ekonomik açıdan en uygun ürün, teknik açıdan uygun bulunmakla birlikte mali açıdan değerledirildiğinde, davacı tarafından önerilen ürünün fiyatı her ne kadar yaklaşık maliyetin altında kalsa da alım miktarı (93 adet) ve ödeme koşulları düşünüldüğünde mevcut piyasa fiyatının üzerinde olduğu, Devlet Malzeme Ofisi kataloğunda satışta olan aynı marka ve model ürününe teklif verildiği ve en düşük teklifi veren davacının teklifinin dahi Devlet Malzeme Ofisi fiyatından toplamda 2.030.748,00 Euro fazla olduğu, garanti süresi, tüp ve detektör dahil 5 yıl olarak belirlenmiş, garanti süresi sonrasında da bakım onarım sözleşmeleri parça dahil %5 ile sınırlandırılmış ve parça fiyatları da döviz bazlı olarak sabitlenmiş olan bu ihalede, Devlet Malzeme Ofisi açısından garanti süresinin 2 yıl olması, yedek parça ve teknik servis taahhüdünün bulunmaması gibi hususlar için yapılan %20 eklenmiş fiyatlar göz önünde tutulduğunda dahi fiyat farkının 889.154,40 Euro olması karşısında maliyet açısından uygun bulunmadığından kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması, kamu yararı gereğince lot-5’in iptal edilmesinin, kararın katılımcılara uygun bir şekilde bildirilmesi ve proje kapsamında teknik şartnamenin revize edilip alımın başka bir alım usulü ile tekrarlanmasının uygun olacağı değerlendirilmiştir. Ayrıca belirtmek gerekir ki ihale lot 5 alımı konusu cihazların yerli üretimi mevcut olup, yerli üreticiler ihaleye, ihalenin EBRD kurallarına göre yapıldığından ve mali kriterlerin yüksek olmasını gerekçe göstererek katılmamışlardır.(…)” şeklinde açıklamaya yer verildiği görülmüştür.
Bu durumda, dava konusu “Lot 5” alımının iptaline ilişkin işlemin, makul gerekçelerle idarenin takdir yetkisi çerçevesinde, ihtiyacın uygun şartlarla karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması ilkeleri doğrultusunda usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı şirket aleyhine subjektif saikle hareket edildiğine dair dosyada somut veriye rastlanılmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlemler hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Lot 5 kısmının iptaline ilişkin kararın ve bu işleme yapılan itirazın reddine dair işlemlerin ihale komisyonu tarafından tesis edilmediği, yaklaşık maliyetin altında verilen teklifin Devlet Malzeme Ofisi’nden temin edilen fiyatlarla mukayese edildiği, halbuki her iki alımın birbirinden farklı olduğu ve kıyaslanmasının doğru olmadığı, davalı idarenin ihtiyaç duyulan malzemenin alımıyla ilgili olarak ihaleye çıkıp çıkmamakta takdir yetkisi bulunduğu, ancak ihalede en uygun teklifi sunan firma ile sözleşme yapmak konusunda bağlı yetki içerisinde olduğu, davalı idarece, ihalenin kendilerince öngörülen istekli dışında bir firmada kalacak olması durumunda öncelikle firmanın değerlendirme dışı bırakılması yoluna gidildiği, bu mümkün olmaz ise ihalenin iptal edilerek firmaların bu şekilde elendiği, Banka ile davalı idare arasındaki yazışmalara göre lotların iptal edilmesinin Banka tarafından uygun görülmediğinin anlaşıldığı, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz edilen kararın hukuka uygun olduğu, dilekçede ileri sürülen hususların kararın bozulmasını gerektirecek sebepler olmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:…sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
6. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
7. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 28/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.