Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2022/1990 E. , 2022/2907 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2022/1990
Karar No:2022/2907
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. ..
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının İçel ili, …mevkiinde … kurulu gücünde rüzgar enerjisine dayalı üretim tesisi kurmak amacıyla üretim lisansı verilmesi için yaptığı başvurunun reddine dair … tarih ve … sayılı …(Kurul) kararının dayanağı mevzuat hükmünün Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce iptal edildiğinden bahisle yok hükmünde kabul edilerek başvurusunun yeniden değerlendirilmek suretiyle projelerine ön lisans verilmesi için yaptığı … tarihli başvurusunun cevap verilmeyerek reddine dair davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü’nün … tarih ve B. No:… kararıyla hakkaniyete uygun yargılanma hakkının ihlâl edildiğine karar verilmesi nedeniyle yeniden yargılama yapılarak verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının lisans başvurusunun reddine ilişkin işlemin sebebini oluşturan mevzuat hükmünün yargı kararı ile iptal edilmiş olmasının, hukuka aykırılığı yargı kararı ile tespit edilen düzenlemeye istinaden tesis edilen işlemin de hukuka aykırı olduğuna karine teşkil edeceği, fakat bu iptal kararının davalı idarece davacıya doğrudan lisans ya da ön lisans verilmesi sonucunu doğurmayacağı, sadece iptal edilen düzenleme sonrası yeni duruma göre davacının talebinin, davalı idarece -projenin ilgili olduğu alanda kurulmuş ve faal olarak üretim yapan şirketlerin kazanılmış hakları da gözetilmek suretiyle- yeniden değerlendirilmesinin hukukun ve hakkaniyetin bir gereği olduğu, 6446 sayılı Kanun’un Geçici 10. maddesiyle, Kanun’un yürürlüğe girdiği 30/03/2013 tarihine kadar Kurumca sonuçlandırılmamış, yani lisans verilmesi ya da verilmemesi hususunda bir Kurul kararının olmadığı tüm durumlarda, bu başvuruların ön lisans başvurusu olarak değerlendirileceği ve sonuçlandırılacağının açıkça ifade edilmiş olduğu, maddede herhangi bir sınırlayıcı, kısıtlayıcı veya istisnâi kayıt ve şarta yer verilmediği, yerine getirilmesi gereken başka bir idari usul işleminin öngörülmediği, başvurular arasında bir ayrım yapılmadığı, diğer taraftan, anılan Kanun’un Geçici 17. maddesinde “Rüzgar enerjisine dayalı üretim faaliyeti için yapılmış lisans başvurularından Kurul kararı ile lisans verilmesi uygun bulunmuş, ancak uygun bulma kararında belirtilen yükümlülüklerini yerine getiremediğinden dolayı, bu maddenin yürürlük tarihinden önce lisans başvurusu reddedilmiş tüzel kişilerin bu maddenin yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma başvurması ve TEİAŞ veya elektrik dağıtım şirketleri tarafından uygun bağlantı görüşlerinin devam ettiğinin tevsik edilmesi hâlinde bu kapsama giren tüzel kişilerin başvuruları önlisans başvurusu olarak kabul edilir ve bu Kanunda belirtilen yükümlülükleri tamamlamaları koşuluyla ilgili tüzel kişilere önlisans verilir. Bu madde kapsamında başvuran tüzel kişilerin daha önce irat kaydedilmiş olan teminatları iade edilmez.” kuralına yer verilmiş olmakla beraber, davacının lisans başvurusunun yükümlülüklerin yerine getirilmemesinden dolayı reddedilen ve sonrasında bu madde kapsamında yapılan bir başvuru olmadığı nazara alındığında, yargı kararının bahşettiği bir hakkın kullanılması suretiyle yapılan bu başvurunun işbu madde kapsamında değerlendirilmesine de olanak bulunmadığı, kezâ, her ne kadar mülga Yönetmeliğin iptal edilen 9. maddesinin son fıkrası 30/03/2013 tarih ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 5. maddesinin 8 . fıkrası ile -bir kanun hükmü olarak- benzer şekilde yeniden tanzim edilmiş ise de, davacının lisans başvurusunun reddedildiği 2006 yılında bu konuda kanuni bir düzenlemenin bulunmadığı, başvurunun reddine ilişkin işlemin dayanağının bir Yönetmelik hükmü olduğu ve bu hükmün de yargı kararı ile iptal edildiği nazara alındığında, daha sonraki tarihte yürürlüğe giren bu Kanun hükmünün davacının durumuna müessir olmadığı, bu durumda, davacının 2006 yılında reddedilen başvurusunun yeniden değerlendirilip bir sonuca varılması gerekirken hiçbir değerlendirme yapılmaksızın aksi yönde tesis edilen davalı idare işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle hukuka aykırı bulunan dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nce; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, istinaf başvurularının gerekçesiz reddedildiği, verilen kararın Anayasa Mahkemesi’nin ihlâl kararını aşar nitelikte olduğu, hukuka aykırı kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, lisans başvurularının reddine ilişkin işlemin sebep unsurunu oluşturan mevzuat kuralının yargı kararı ile iptal edildiği, bu nedenle iptal kararı sonrasında oluşan yeni hukukî duruma göre yeniden değerlendirme yapılması gerektiği, Anayasa Mahkemesi’nin ihlâl kararı üzerine Kurul kararı ile kendilerine HES projesi için lisans verildiği, tesisin YEKDEM kapsamında üretime geçtiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemesi kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Ankara Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, anılan Bölge İdare Mahkemesi kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,
5. Davalı idare harçtan muaf olduğundan istemi hâlinde temyiz aşamasında yatırılan …TL harç ile fazladan ödenen …TL harcın davalıya iadesine,
6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi’ne gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesi’ne gönderilmesine, 28/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.