YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/19867
KARAR NO : 2014/9715
KARAR TARİHİ : 15.05.2014
Tebliğname No : 4 – 2011/312203
MAHKEMESİ : Ödemiş 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/05/2011
NUMARASI : 2011/65 (E) ve 2011/260 (K)
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme, Hükümlü veya tutukluların ayaklanması
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Ödemiş M Tipi Kapalı-Açık Ceza İnfaz Kurumu’nda C7 koğuşunda hükümlü olarak bulunan suça sürüklenen çocuk Şener’in üçten fazla arkadaşı ile birlikte hareket edip, cezaevi idaresi ve görevlilerinin tutum ve davranışlarını bahane ederek yatak ile battaniyelerini ateşe vermeleri yangının vukubulduğu ortamda yanabilecek nitelikteki cezaevine ait sair eşyaların da yanmasına neden olmaları, koğuş ve çıktıkları havalandırma mahalli pencere camlarını ellerindeki süpürge sopalarını kullanarak kırmaları, diğer koğuşları da galeyana getirecek, kargaşa oluşturacak şekilde bağırıp-çağırma, söz dinlememe, direnç gösterme gibi toplu davranış sergilemeleri fiillerinin suça sürüklenen çocuk Şener açısından da “nitelikli mala zarar verme” ve “Hükümlü veya tutuklarının ayaklanması” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 24.01.2011 tarihli ihbarı üzerine (suç tarihi 06.10.2009 olan 25.11.2010 tarih ve 2009/664 E, 2010/742 K sayılı mahkumiyet ilâmına dayanarak) 14.05.2008 tarihli “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı sonrası yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
1-5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunun 35. maddesi uyarınca; 15-18 yaş grubunda olan çocuk hakkında işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından sosyal inceleme yaptırılmasının gerekli, mahkemece sosyal inceleme raporuna gerek görülmediği takdirde “gerekçesinin” kararda gösterilmesinin zorunlu olduğunun gözetilmemesi,
2-Kabule göre de; “Çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu ceza hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.” şeklindeki 5275 sayılı yasanın 106/4. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.