Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/1297 E. 2014/16595 K. 16.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/1297
KARAR NO : 2014/16595
KARAR TARİHİ : 16.10.2014

Tebliğname No : 11 – 2011/42145
MAHKEMESİ : Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/09/2010
NUMARASI : 2009/885 (E) ve 2010/465 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan A.. A..’ın, BP Petrol A.Ş’nin bayisi olarak faaliyet gösteren A. Petrol isimli bir işyerinin bulunduğu, BP Petrolün 2009 yılı mayıs ayı başında içinde cep telefonu ve televizyonun hediye olarak verildiği bir kampanya başlattığı, bu çerçevede 74 adet televizyon ile 590 adet cep telefonunu katılanın işyerine gönderdiği, katılanın işyerinde pompa ve market satış görevlisi olarak çalışan sanıkların da kampanyaya katılmaları yasak olduğu halde promosyona katılma kartı çıkarttıkları, akabinde istasyondan petrol alan ve kampanyaya katılmayan müşterilerin puanlarını kendi kartlarına yükletip üçüncü bir slip çıktısı aldıkları, daha sonra sanık İsmail’in dört adet sanık Erhan’ın ise üç adet televizyonu alışveriş yapan müşterilere aldırdıkları, bu durumun ortaya çıkmasından sonra sanıkların almış oldukları televizyonları getirip çalıştıkları işyerine teslim ettikleri, bu şekilde sanıkların üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, kampanya kapsamında hediye olarak verilen suça konu televizyonların verilme şartı olan akaryakıt satışlarının gerçek olduğu, puan sahibi olan müşterilerin başvurmaları halinde de söz konusu televizyonların promosyon çerçevesinde ilgili kişilere verileceği, bu nedenle katılanın ve BP Petrol A.Ş’nin herhangi bir zararının bulunmadığı dikkate alınarak dolandırıcılık suçunun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetlerine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.10.2014 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY

Somut olayda promosyona hak kazanılmadığı için müşteriye verilmeyen televizyon ve telefonların kampanya sonunda işyeri sahibine veya BP Petrol A.Ş’ye kalacağı açıktır.
Promosyon olarak verilmek üzere petrol istasyonunda bulundurulan televizyon ve telefonların petrol satışını artıracağı konusunda da şüphe yoktur. Zaten bu nedenle kampanya düzenlenmiştir.
Sanıklar ise işyeri çalışanı olarak kampanyaya katılmaya ve promosyon almaya hakkı olmayan kişiler oldukları halde promosyon kartı çıkartmışlardır.
Eğer akaryakıt satın alarak kendi kartlarına puan yükletip de promosyon almış olsalardı işyeri sahibi olan katılan ile aralarındaki ihtilafın hukuki nitelikte olacağından kuşku olmayacaktı. Ancak sanıklar promosyon kartı olmayan müşteriler tarafından satın alınan akaryakıtı sanki kendileri satın almış gibi kartlarına puan yüklemek suretiyle hile kullanmışlar, hak etmedikleri halde ürünleri mal edinmişlerdir. Üstelik kendilerine teslim edilmeyeceğini bildikleri için başka bir kişi aracılığı ile dolaylı yoldan yani hile kullanarak teslim almışlardır.
Her ne kadar çoğunluk kararında gerekçesinde katılanın BP Petrol A.Ş.’nin zararının olmadığını iddia edilmiş ise de ; bu ürünler puan biriktiren ve ürünleri alma hakkı olan müşteriler tarafından terkedilen ürünler değildir. Aksine sanıkların puan olarak kullandıkları akaryakıtı satın alanlar, promosyon kartı bulunmadığından kampanyaya katılma hakkı olmayan müşterileridir. Bu nedenle ürünlerle hiçbir ilişkileri bulunmamaktadır. Kaldı ki bu ürünler promosyona hak kazanan kişiler tarafından teslim alınmayan ürünler olsa bile sanıklara değil iş yerine terkedileceğinden sanıkların hileli eylemleri ile alınmaları halinde işyeri zarar görmüş olur.
Zaten ürünün tükenmesi nedeniyle düşen satışlar yüzünden de işyeri ikinci bir zarara uğrayacaktır.
Bu açıklamalar ışığında sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararlarının onanması gerektiğini düşündüğümden kararın bozulmasına yönelik çoğunluk görüşüne muhalifim.