Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/7977 E. 2014/1341 K. 28.01.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/7977
KARAR NO : 2014/1341
KARAR TARİHİ : 28.01.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/19292
MAHKEMESİ : İzmir 13. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 13/07/2009
NUMARASI : 2008/217 (E) ve 2009/550 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Sanığın katılanlara ait şirkette çalıştığı dönemde muhasebeden sorumlu olarak görev yaptığı, görev yaptığı süre zarfında kendisine teslim edilen bir kısım şirket çeklerinin bedellerini tahsil ederek kendi uhtesinde bıraktığı, şirkete iade etmediğinin iddia edilmesi, sanığın bu olaydan sonra imzaladığı protokol ve senetleri baskı altında imzaladığını savunması karşısında karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; öncelikle katılan şirket yetkililerinden suça konu çeklerin adet ve miktarının, kredi kartı harcamalarının miktarının ne kadar olduğunun tespitinin istenerek , şirket kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yaptırılıp var ise zarar miktarının saptanması ve sanığın Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesinde açtığı 2009/347 Esas sayılı dava dosyasının getirtilip incelenerek aslı veya onaylı suretinin denetime olanak verecek biçimde dosya içerisine konulduktan sonra, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.