Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/15431 E. 2014/7284 K. 16.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15431
KARAR NO : 2014/7284
KARAR TARİHİ : 16.04.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/100250
MAHKEMESİ : Ankara 21. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 27/10/2009
NUMARASI : 2008/992 (E) ve 2009/1010 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi, tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan B. Gıda San. Tic. Ltd. Şirketi’nin Demirlibahçe Şubesi’nde depo sorumlusu olarak çalışan sanığın, mağaza yetkilisinin izni ve bilgisi dışında ücretini ödemeden Beypiliç marka 3,2 kg tavuk kanat ve 2,02 kg tavuk butu alıp götürdüğü sabit olmakla, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın aşamalarda değişmeyen savunmalarında üzerine atılı suçlamayı kabul ettiğini, ancak dava açılmadan önce tavukların bedelini ödediğini beyan etmesi, temyiz dilekçesinde de parayı kasiyer H.Ö.e ödediğini iddia etmesi, katılan şirket yetkilisinin de zararın giderildiği hususunda bilgisinin olmadığını ifade etmesi karşısında; suç tarihinde Demirlibahçe mağazasında bulunan kasiyer ve market yetkilisinin tespitiyle sanığın zararı giderip gidermediği araştırılarak sonucuna göre etkin pişmanlık hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 50 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.