YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/18236
KARAR NO : 2014/18040
KARAR TARİHİ : 04.11.2014
Tebliğname No : 15 – 2013/113193
MAHKEMESİ : Aydın 2. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/02/2013
NUMARASI : 2012/466 (E) ve 2013/62 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak ya da bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.
Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Sanıkların, kendileri ve müşterek çocukları C. A. ile Emre Arslan adına usulüne uygun müracaatları olmaksızın, yasa dışı yollardan temin ettikleri sahte yeşil kartları kullanarak, A.. M.. görevlilerinin tanzim ettikleri 14/02/2012 tarihli tutanak içeriklerinde belirtildiği üzere, sanık A.. A..’ın 37,60 TL hastane, sanık A.. A..’ın 68,60 TL hastane, C. A.’ın 1.652,75 TL hastane, E. A.’ın 733,43 TL hastane gideri olmak üzere ilgili kurumun zararına sebebiyet vermek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda,
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından gönderildiği belirtilen listede sanıkların ismi ile yapılan harcamaların esas alınarak soruşturma başlatıldığı, dosya kapsamına göre, A.. M..’nün 17/02/2012 tarihli yazı cevabında, sanık A.. A..’ın yeşil kart bürosuna yapmış olduğu başvurunun 16/01/2008 tarihinde ret edildiğinin, diğer sanık A.. A.. ve sanıkların müşterek çocukları Cüneyt ve Emre adına ise herhangi bir yeşil kart başvurusunun olmadığının, Valilik İl İdare Kurulu tarafından alınmış yeşil kart almasının uygun olduğuna dair bir karar olmadan, usulsüz olarak yeşil kart aldıklarının bildirildiği, sanıkların, suça konu yeşil kartları Aydın Valiliği yeşil kart bürosuna müracaat ederek aldıklarını, kartların sahte olduğunu bilmediklerini belirttikleri dikkate alınarak, ilgili kurumlara yazı yazılarak, suç tarihinde sanıkların, ekonomik ve mali durumuna göre yeşil karta ihtiyacı bulunup bulunmadığı ve hukuken yeşil kart alabilecek durumda olup olmadıkları, sanıkların ve çocuklarının suça konu yeşil kartlarla hangi tarihte ve ne şekilde tedavi gördükleri, hastaneye hangi şikayetle geldikleri, poliklinik veya acilden giriş yapıp yapmadıkları, tedavi sırasında hangi yeşil kartı kullandıkları, söz konusu kartların, tamamen sahte mi yoksa ilgili kuruma sahte belgelerle başvuru yapılarak mı alındığı, hastaneye tedavi için başvuru yapıldığında, yeşil kartların sistemde sorgulanıp sorgulanmadığı ile tamamen sahte olan ve sistemde bir karşılığı bulunmayan yeşil kartların ne şekilde tedaviye esas alındığı, kullanıldığı belirtilen kartların ne şekilde sahte olduğu veya usulsüz alındığı hususlarının sorulması, bunlara dair belgeler, varsa yeşil kart dosyaları ve hastane tedavi evraklarının onaylı sureti istenerek dosya içine konulması, Sağlık Bakanlığı vekili tarafından verilen temyiz dilekçesinde; Mustafa Gaser isimli kişinin sahte yeşil kartlar düzenlediğini, bu hususta aynı mahiyette bir çok dosyanın bulunduğu belirtilmekle, M. G. isimli kişi hakkında soruşturma veya kovuşturma bulunup bulunmadığının araştırılması, varsa söz konusu dosyanın onaylı sureti getirtilerek, hukuki ve fiili irtibat bulunması halinde birleştirme hususunun değerlendirilmesi, böyle bir soruşturma bulunmuyor ise, adı geçen kişinin açık kimlik bilgileri ve adresi araştırılarak ifadesinin alınması, yapılan sahtecilik eylemleri hakkındaki bilgisi ve sanıklarla olan irtibatının sorulması, sahteciliğin, yeşil karta esas belgelerde yapıldığının iddia edilmesi halinde, sahteciliğin kim tarafından ve ne şekilde yapıldığının belirlenmesi, sanıkların, varsa başkaları tarafından yapılan böyle bir sahteciliği bilip bilmediklerinin tespit edilmesi, bütün delillerin toplanmasından sonra, gerçekte bir sahtecilik olup olmadığı, sahteciliğin kim tarafından yapıldığı, acilden giriş yapılıp yapılmadığı, zorunluluk halinin bulunup bulunmadığı ve kurum zararı bulunup bulunmadığı hususları karar yerinde tartışılarak, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04/11/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.