Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/2743 E. 2014/4779 K. 17.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/2743
KARAR NO : 2014/4779
KARAR TARİHİ : 17.03.2014

Tebliğname No : KYB- 2014/23016

Mala zarar verme suçundan sanık İ.. A..’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1 ve 62. maddeleri gereğince 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın aynı Kanun’un 50/1 f maddesi uyarınca 6 ay süre ile kamu hizmetinde çalıştırılması seçenek yaptırımına çevrilmesine dair Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/06/2010 tarihli ve 2010/149 esas, 2010/413 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 13/01/2014 gün ve 2013/906/2801 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24/01/2014 gün ve 2014/23016 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar” başlıklı 50/1 f maddesinde “Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama süresinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlemesindeki özelliklere göre; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya, çevrilebilir.” hükmünün yer aldığı, sanığa tayin edilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırıma çevrilirken, cezanın bir katından anlaşılması gerekenin cezanın kendisi olduğu gözetilmeden, cezasının 3 ay 10 gün yerine, yazılı şekilde fazla belirlenmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık hakkında belirlenen kamu hizmetlerinde çalıştırılma seçenek yaptırımının uygulamasının “temizlik sektörü” olarak belirlenmesine dair verilen 31/08/2010 tarihli ek-kararın 10/06/2010 tarihli asıl hükmün uygulanmasına ilişkin ve asıl hükümden ayrı infazının da mümkün bulunmayıp, kanun yararına bozma konusu da yapılmadığının anlaşılmasına göre yapılan incelemede,
TCK’nın 50/1-f maddesi hükmüne göre sanığa tayin olunun 3 ay 10 gün hapis cezasının tedbire çevrilmesi sırasında, sürenin en fazla ceza süresi olan 3 ay 10 gün olabileceği halde yazılı şekilde 6 ay olarak belirlenmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunun anlaşılması karşısında,
Kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/06/2010 tarih ve 2010/149 esas, 2010/413 sayılı kararın CMK’ nın 309. maddesinin 4 fıkrasının d) bendi uyarınca BOZULMASINA, mahkemenin kabul ve taktirine bağlı kalınıp bozma nedenine göre uygulama yapılarak, sanığa TCK’nın 151/1, 62. maddeleri uyarınca verilen 3 ay 10 gün hapis cezasının “50/1-f madde uyarınca 6 ay süreyle kamu hizmetlerinde çalıştırılması” cümlesi içindeki “6 ay” ibaresinin çıkartılarak, yerine “3 ay 10 gün” ibaresinin eklenmesi, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılmasına, 17/03/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.