Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2019/231 E. , 2022/2918 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No:2019/231
Karar No:2022/2918
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av. …, Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Valiliği
2- … Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya Defterdarlığı Demre Mal Müdürlüğü’nce 27/08/2015 tarihinde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca açık ihale usulü ile gerçekleştirilen Antalya ili, Demre ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselde bulunan mülkiyeti Hazineye ait olan taşınmazın tarımsal amaçlı (sera) kullanılmak suretiyle 5 yıl süre ile kiralanması ihalesinin iptal edilmesine ilişkin 30/09/2015 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesi’nce verilen kararda; davacı tarafından 06/12/2013 tarihinde Antalya ili, Demre ilçesi, … Mahallesi, … ada, … sayılı parselde bulunan taşınmazın tarımsal amaçlı (sera) olarak kullanılması istemiyle başvuruda bulunduğu, yapılan başvuru ile kiralanması istenilen taşınmazın Defterdarlık makamının 24/02/2015 tarih ve 5393 sayılı oluru üzerine ilk yıl kira bedeli 3.712,29-TL olmak üzere 5 yıl süre ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanunun 45. maddesine göre açık teklif usulü ile kiralanması uygun görülerek 27/08/2015 tarih ve saat 10:00’da ihale yapılmasına karar verildiği, belirtilen tarihte yapılan ihaleye davacı dahil 3 isteklinin teklif verdiği, ihalede en yüksek teklifin 4.137,29-TL ile davacı tarafından verildiği ancak ihale işlem dosyasının incelenmesinden ihale komisyonu üyesi olarak görev yapanlar adına ihale onay belgesi alınmadığından esas ve usulde hata yapıldığından bahisle ihalenin iptal edilerek ita amirine sunulmasına karar verildiği, ita amiri tarafından ihalenin iptal edilmesine ilişkin kararın 30/09/2015 tarihinde onaylandığı;
Bu itibarla, ihale işlem dosyasında tespit edilen söz konusu usuli eksikliğin ihaleyi sakatlar nitelikte olmadığı anlaşılmakta ise de, ihalenin iptalinin ita amirinin takdir yetkisinde olduğu ve esasında zeytinlik vasfıyla tapuda tescilli taşınmazın tarımsal amaçlı faaliyetlerde kullanılmak üzere kiralanmasına veya başka yolla (ihaleyle) verilemeyeceği ancak 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkındaki Kanun hükümleri uyarınca verilebileceği hususu dikkate alındığında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, kendisine tebliğ edilen 06/05/2016 tarihli yazıda ihale konusu taşınmaz zeytinlik olduğundan ihalenin yeniden yapılamayacağının belirtildiği, sonradan belirtilen sebebin idari işleme dayanak olarak gösterilemeyeceği, ihalenin idarenin tek taraflı tasarrufu ile iptal edilemeyeceği, takdir yetkisi olsa bile idarenin haklı gerekçe göstermek zorunda olduğu, dava konusu taşınmazın 3573 sayılı Kanun kapsamındaki yerlerden biri olmadığı, dava konusu taşınmazın 3573 sayılı Kanun kapsamında zeytincilik vasfı ile hazine adına kayıtlı olmadığı, zira 3573 sayılı Kanun ile oluşturulmuş tapulardaki “zeytincilik parseli” ibaresi ile taşınmazın o anki mevcut durumunu bildiren “zeytinlik” ibaresinin farklı olduğu, 3573 sayılı Kanun ile oluşturulmuş zeytincilik parsellerinin tapu kütüklerinde, tapunun anılan Kanun kapsamında oluşturulmuş tapulardan olduğu ve başka maksatla kullanılamayacağının açıkça şerh edildiği, dava konusu taşınmazın tapu kaydında böyle bir kısıtlılığa ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, aynı Kanun’un Ek 2. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca dava konusu taşınmaz deniz kıyı kenar çizgisine 1800 metre mesafede bulunduğundan, anılan taşınmazın bu Kanun kapsamında değerlendirilemeyeceği, yine 3573 sayılı Kanun’da zeytincilik parsellerinin 25 dönümden az olamayacağının düzenlendiği, dava konusu yerin ise 11.800 m² olduğu, yüz ölçümü itibarıyla da zeytincilik parseli olmasının mümkün olmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi’nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddi yolundaki … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından anılan Mahkeme kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. Posta giderleri avansından artan tutarın davacıya iadesine,
5. Dosyanın anılan Mahkeme’ye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun’un 20/A maddesinin ikinci fıkrasının (i) bendi uyarınca kesin olarak (karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere), 28/06/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.