YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/9181
KARAR NO : 2014/9945
KARAR TARİHİ : 21.05.2014
Tebliğname No : KYB – 2014/107428
Nitelikli dolandırıcılık suçundan şüpheliler K.. A.. ve F.. A.. haklarında yapılan soruşturma sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 13/08/2013 tarihli ve 2013/111517 soruşturma 2013/45812 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23/10/2013 tarihli ve 2013/928 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 18/03/2014 gün ve 2014/5568/19708 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01/04/2014 gün ve 2014/107428 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Şüpheliler haklarında nitelikli dolandırıcılık suçundan dolayı yapılan soruşturmada, şikâyete konu eylemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğundan bahisle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 13/08/2013 tarihli ve 2013/111517 soruşturma 2013/45812 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, şikâyet konusu taşınmazların rayiç değerleri üzerinden satılıp satılmadığı hususunda araştırma yapılmadığı, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 23/10/2013 tarih ve 2013/928 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 21/05/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.