YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2811
KARAR NO : 2014/14145
KARAR TARİHİ : 09.09.2014
Tebliğname No : 11 – 2011/73081
MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 25/10/2010
NUMARASI : 2010/192 (E) ve 2010/730 (K)
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan firma ile haklarında Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilen M.. D.. B.. ve H.. B..’nın ortak ve yetkilisi oldukları E.. İnşaat Ltd. Şti. arasında Ankara 18. Noterliği’nde 10.11.2006 tarih ve 41691 yevmiye numaralı finansal kiralama sözleşmesi yapılıp sözleşme konusu bir adet New Holland marka kanal kazıcı/yükleyici makine taraflara teslim edilmiş, katılan firma tarafından 11.02.2008 tarihli ihtarname ile sözleşme fesh edilip buna ilişkin tebligat E.. İnşaat Ltd. Şti. yetkilerine tebliğ edilmesine rağmen kiralama konusu malın iade edilmediği, bu sebeple firma ile yetkilileri aleyhlerinde Ankara 19. İcra Müdürlüğü’nün 2009/258 talimat sayılı evrakı ile yapılan haciz işleminde de aracın bulunamadığı, firma yetkilisi olan sanığın aracı iade etmemek sureti ile atılı suçu işlediği iddia edilen olayda, aracın sözleşmeden kaynaklanan iade zorunluluğuna rağmen, ödeme planına uygun olarak kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle finansal kiralama sözleşmesinin katılan şirket tarafından feshedilerek; feshin ihbarı ve teslim ihbarnamesinin tebliğinden sonra geçen süreye ve mahkeme kararlarına rağmen iade edilmediğinin anlaşılması sonucu sanığa üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun yasal unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden, sanığın mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.