YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/2997
KARAR NO : 2014/14287
KARAR TARİHİ : 10.09.2014
Tebliğname No : 11 – 2011/92334
MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/11/2010
NUMARASI : 2010/21 (E) ve 2010/803 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, resmi nikahlı eşi olan katılan H.. B.. adına Garanti Emeklilik ve Hayat AŞ ile Ankara Emeklilik AŞ’den hayat sigortası yaptırdığı ve ödemelerde bulunduğu, aralarındaki anlaşmazlık nedeniyle boşanmaya giden aşamada önce katılan eşi H.. B..’nın Ankara Emeklilik AŞ’de bulunan hayat sigortası bedelini kendisinden habersizce Garanti Emeklilik ve Hayat AŞ’ye aktardığı buradan da eşinin taklit imzasını içeren belgelerle kendi hesabına havale yaparak çektiği bu şekilde dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilen somut olayda; dolandırıcılık suçu açısından; 5237 sayılı TCK’nın 167. maddesinin 1. fıkrasındaki; dolandırıcılık suçunun, “haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz” ve 2. fıkrasındaki; “haklarında ayrılık kararı verilmiş olan eşlerden birinin zararına olarak işlenmesi hâlinde; ilgili akraba hakkında şikâyet üzerine verilecek ceza, yarısı oranında indirilir.” düzenlemesi karşısında; katılana ait Garanti Emeklilik ve Hayat AŞ’deki sigorta sözleşmenin kapatılmasından sonra burada bulunan hesabın ne miktarda olduğunun ve hangi tarihte, hangi hesaba yatırıldığının ve paranın yattığı hesabın kime ait olduğunun ve ekstresinin ilgili şirket ve bankadan sorulması ve suç tarihinin tespit edilmesi, tespit edilen suç tarihinden önce katılan ile sanık hakkında ayrılık kararı bulunup bulunmadığının ilgili mahkemeden açık bir şekilde öğrenilmesi ve sonuca göre sanığın hukuki durumunun tespiti, özel belgede sahtecilik suçu açısından ise; Ankara Emeklilik AŞ tarafından mahkemeye gönderilen sanık ve katılan tarafından imzalanan “şirketiniz nezdinde bulunan eşim H.. B.. adına ödediğim ve kendi adıma bulunan bireysel emeklilik sözleşmelerimi Garanti Emeklilik ve Hayat AŞ’ye aktarmak istiyorum” ibareli 19.02.2007 tarihli belge aslının ilgili şirketten temin edilerek imzanın katılana ait olup olmadığı hususunun araştırılması, katılan tarafından dosyaya sunulan dekont fotokopisinde yer alan 028/6298808 nolu hesabın kime ait olduğunun ve bu hesaptan sanığa ait hesaba (00424/6685150) aktarılan 2.230,93 TL’nin katılana ait sigorta bedeli olup olmadığının ve bu miktarın ne şekilde havale yapıldığının varsa buna ilişkin belge asıllarının ilgili bankadan sorulması bu belgelerde katılana ait imza bulunması halinde imzanın katılana ait olup olmadığının araştırılması, kriminal incelemeye konu olan fotokopi şeklindeki Garanti Emeklilik ve Hayat AŞ’ye hitaben yazılan sigorta sözleşmesindeki hesabın aktarımına ilişkin belgede yer alan 6685150 nolu hesabın kime ait olduğunun ve ayrıntılarının ilgili bankadan sorularak dekont fotokopisinde yer alan gönderici hesap numarası ile neden farklı olduğunun açıklattırılması, sanığın savunmasında kredi kartı borçlarından dolayı eşi katılanın rızası dahilinde hayat sigortası hesabındaki parayı kredi kartı borcuna mahsup ettiğini belirtmesi karşısında; sigorta bedelinin yattığı bankada katılan veya sanığa ait olan kredi kartı hesabı bulunup bulunmadığının varsa savunmada belirtildiği gibi mahsup işlemi yapılıp yapılmadığının ve buna ilişkin hesap ekstresi ve diğer belgelerin ilgili bankadan sorularak temini ve bu belgeler üzerinde de gerekli imza incelemesi yapıldıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tespiti yerine yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/09/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.