YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/12628
KARAR NO : 2014/5154
KARAR TARİHİ : 19.03.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/32896
MAHKEMESİ : Ahlat Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/02/2009
NUMARASI : 2006/153 (E) ve 2009/64 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık Nasraddin’in kullandığı araçla İstanbul’dan yola çıkan sanıkların, doğu illerine giderek yol güzergahında bulunan kuyumculara girerek altın görünümlü küpeleri bozdurdukları, son olarak Ahlat’a gittikleri, sanık Leyla’nın, önce müşteki Ramazan’ın sonra da müşteki Veysel’in kuyumcu dükkanına gelerek 1’er çift altın görünümlü küpeyi 100 TL karşılığında bozdurduğu, bu sırada diğer sanıkların kendisini araçla dışarıda bekledikleri, sanık Leyla’nın bozdurduğu altın görünümlü küpelere karşılık müştekilerden aldığı paraları diğer sanıklara teslim ettiğinin anlaşıldığı olayda, özellikle müşteri olması nedeniyle kalabalık olduğunu gördükleri kuyumcuları tercih ederek gerçekleştirdikleri eylemlerinin dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden, mahkumiyetleri yerine yasal olmayan gerekçe ile beraatlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.