Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/6533 E. 2014/7032 K. 14.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/6533
KARAR NO : 2014/7032
KARAR TARİHİ : 14.04.2014

Tebliğname No : 11 – 2014/48725
MAHKEMESİ : Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 26/12/2013
NUMARASI : 2013/438 (E) ve 2013/444 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık, sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-d bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasî parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunun işlenmesi nitelikli hâl kabul edilmiştir. Söz konusu kurum ya da kuruluşların konumunun suçun işlenmesinde kolaylık sağlayacağı düşüncesi, bu kurum ve kuruluşların bu suçta araç olarak kullanılmasının, ağırlaştırıcı neden olmasını gerektirmiştir.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, bunların isminin kullanılması yeterli olmayıp maddi varlığının kullanılması gerekmektedir. Araç olarak kullanılma, bu kurum veya kuruluşlara ait yazı veya belgeleri amaç dışı olarak kullanmak şeklinde olabilir. Bu kurumlara ait kimlik belgesinin gösterilmesi, basılı evraklarının, kıyafetlerinin, taşıtlarının kullanılması mağdurda güven oluşumunu sağlayacaktır.
Sanık S.. B..’nun, temyiz dışı Gülnara Mammadova ile birlikte E. Dayanıklı Tüketim Malları Tekstil Sanayi Limited şirketinin Bağcılar şubesine giderek, şikayetçi Z.. K.. adına oluşturulan sahte kimliği kullanmak suretiyle 3 ayrı seferde olmak üzere toplamda 1.720,55 TL tutarında alışveriş yaptıktan sonra karşılığında şikayetçi Z.. K.. adına düzenlenen sahte senetleri verdiği, senetlerin vadesinde ödenmemesi üzerine adı geçen şirketin müracaatı ile şikayetçi Zela hakkında icra takibine girişilmesi sonucunda sahtecilik yapıldığının anlaşıldığı, bu şekilde sanığın resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda; suçta kullanıldığı belirtilen ve şikayetçi adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanının aslının temin edilerek iğfal kabiliyetinin bulunup bulunmadığının tespiti için inceleme yapılması, ayrıca sanık tarafından yapıldığı belirtilen alışverişe ilişkin belgeler ile senetlerin ödenmemesi üzerine başlatılan icra dosyasının getirtilerek, alışverişin ne zaman yapıldığı, tüm senetlerin aynı takip işlemine konu edilip edilmediği, senetlerin unsurlarının bulunup bulunmadığı ile senetlerdeki yazı ve imzaların sanıklar ile şikayetçiye ait olup olmadığının tespit edilmesi, yine mağdur şirketin hali hazırdaki yetkili temsilcisinin kim olduğu belirlenerek, şikayet ve delillerinin tespiti için beyanına başvurulmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeyle atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.