YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/20710
KARAR NO : 2014/10718
KARAR TARİHİ : 29.05.2014
Tebliğname No : 9 – 2012/56531
MAHKEMESİ : Gölova(Kapatılan) Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 22/07/2011
NUMARASI : 2010/29 (E) ve 2011/28 (K)
SUÇ : Nitelikli mala zarar verme
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, alkolün de verdiği olumsuz etki ile Gölova – Yaylaçayı köyü tüzel kişiliğine ait olan köy konağının plastik doğrama pencere camlarını kırması eyleminin “nitelikli mala zarar verme” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre Cumhuriyet savcısının ve sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1–Köy muhtarı mağdur Nazım Y.’nin 15/06/2011 ve 22/07/2011 tarihli duruşmalardaki beyanı dikkate alındığında; zararın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm
verilmezden önce giderildiği anlaşılıp, kabul edilmesine rağmen sanık hakkında TCK’nın 168/2. maddesi hükmünün uygulanmaması,
2-Adli para cezasının taksitlendirilmesi sırasında; infazda tereddüte yol açacak şekilde taksitlerin ödenme aralığının belirlenmemesi ,
3-Ankara 22. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 22/12/2004 tarih ve 2004/964 E,; 1268 K sayılı hükmünün 25/03/2008 tarihinde infaz edildiği dosyada mevcut sabıka kaydından anlaşılan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin tatbik edilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.