Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/4303 E. 2014/17074 K. 22.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4303
KARAR NO : 2014/17074
KARAR TARİHİ : 22.10.2014

Tebliğname No : 11 – 2011/138028
MAHKEMESİ : İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 08/12/2010
NUMARASI : 2009/55 (E) ve 2010/467 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık, sahtecilik

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Katılan firmanın bir dönem davalarına bakan, İstanbul 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/147 Esas, 2009/450 Karar sayılı ilamıyla güveni kötüye kullanma suçundan yargılanan, Avukat C.. E..’in, katılan firmadan icraya koymak üzere çek aldığı, aldığı çekleri İstanbul 12. İcra Müdürlüğünün 2005/15853 sayılı dosyasında takibe koyduğu, bu dosyanın borçlusu olan H. Elektrik Limited Şirketi temsilcisinin borca karşılık senet vermeyi teklif etmesi üzerine, protokolle her biri 5.000 TL bedelli olmak üzere 5 adet senet aldığı, aldığı senetlerin alacaklı hanesinin boş olduğu, Avukat C.. E..’in bu senetleri o dönemde müvekkili olan katılan firmaya vermeyerek sanıkla birlikte alacaklı hanesini doldurarak icra takibine giriştiği olayda; Avukat C.. E..
hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün dairemizin 26.03.2014 tarih ve 2012/13527 esas 2014/5687 karar sayılı kararı ile bozularak mahalline gönderilmiş olduğundan her iki dosyanın delillerinin birlikte değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayininde zorunluluk bulunması
Bozmayı gerektirmiş, katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.