YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/15607
KARAR NO : 2014/7013
KARAR TARİHİ : 14.04.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/141573
MAHKEMESİ : Kayseri 2. Sulh Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/09/2009
NUMARASI : 2008/1393 (E) ve 2009/1135 (K)
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı yada kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Katılanın, temyiz dışı sanık Ali’den işyeri kiraladığı, karşılığında 30/04/2008 keşide tarihli 7.500 TL bedelli çek verdiği ancak ekonomik nedenle çek bedelini 30/04/2008 tarihinde bankada hazır edemediği, çekin karşılıksız çıkmasından sonra katılanın, Ali’nin kardeşi sanık Mükremin’e 5.000 TL para verdiği, yine daha sonra 30/05/2008’de çek bedeline mahsuben sanık Mükremin’e 2.500 TL daha verdiği ve sanık Mükremin’den çek bedelinin ödendiğine dair yazılı ve imzalı belge aldığı, buna rağmen söz konusu çekin temyiz dışı sanık Ali tarafından temyiz dışı sanık Rafet’e verildiği, onun da bu çeki kullanarak katılana karşı 30/05/2008’de icra takibi başlattığı ve bu şekilde sanık Mükremin’in üzerine atılı bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sanık hakkında uygulanabilmesi için objektif şartların varlığının yanında, “sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate ulaşılması” gerektiği, 5728 sayılı Kanunla, CMK’nın 231. maddesinin uygulanma şartlarının genişletilmekle birlikte bu sübjektif şart açısından bir değişikliğin yapılmadığı, yerel mahkemece; “sanığın bir daha suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığında CMK’nın 231. maddelerinin uygulanmasına takdiren yer olmadığı” şeklinde gösterilen gerekçenin CMK’nın 231. maddesinde aynı şekilde yer alan bu subjektif şarta uygun olduğu, sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde kanaatini açıklayan yerel mahkemece bu konunun tekrar değerlendirilmesinin bir fayda sağlamayacağı gibi, yargılamayı gereksiz yere uzatacağı hususları göz önüne alındığında, bu yönde bozma isteyen tebliğnamede ki görüşe iştirak edilmemiştir.
Katılanın 30/04/2008 keşide tarihli 7.500 TL’lik çeki sanıklardan Ali’ye verdiği, çek bedelinin kısmen ödenmesine rağmen sanık Ali’nin çeki diğer sanık Rafet’e devrettiği ve Rafet’in de katılan hakkında yasal takip başlatması biçiminde olayda, sanık Mükremin’in ise, katılan tarafından kendisine ödenen parayı sanıklardan Ali’ye verdiği ve bu durumun da sanık Ali tarafından doğrulandığının anlaşılması karşısında; sanık Mükremin’in söz konusu çekin tahsil edilmesine rağmen katılan aleyhine icraya konulması eylemine ne şekilde iştirak ettiği araştırılmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.