Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10903 E. 2014/5368 K. 24.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10903
KARAR NO : 2014/5368
KARAR TARİHİ : 24.03.2014

Tebliğname No : 15 – 2011/340497
MAHKEMESİ : Antalya 16. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 14/04/2011
NUMARASI : 2008/67 (E) ve 2011/143 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıklardan birinin kendisini A.. G.. olarak tanıtıp, katılan firmanın D..’ye gönderdiği çimento yükünün nakliye işini aldıkları, A..G.. isimli şahsın adına irsaliye tanzim ettirerek, .. sayılı sahte plaka bulunan kamyona yüklettirdikleri, daha sonra söz konusu yükü kararlaştırılan yere teslim etmeyerek, piyasada sattıklarının iddia edilmesi karşısında; eylemin kamu kurumunun maddi varlığı olan araç plakası kullanılarak işlenmiş olması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-d maddesinde öngörülen “kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.