YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/19163
KARAR NO : 2014/12238
KARAR TARİHİ : 18.06.2014
Tebliğname No : 6 – 2010/271729
MAHKEMESİ : Kastamonu(Kapatılan) 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 28/04/2010
NUMARASI : 2009/635 (E) ve 2010/187 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık (Değişen suç vasfına göre hırsızlık)
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden almak, hırsızlık suçunun temel şeklidir. Taşınır malın alınmasının suç oluşturabilmesi için, zilyedinin rızasının bulunmaması gerekir.
Sanığın, camiden çıkıp evine gitmekte olan katılan Mehmet’in arkasından seslenerek kendisinin sağlık ocağında çalıştığını, domuz gribi kontrolü için muayene edeceğini söylediği, bunun üzerine katılanın sanığı alarak eşi olan diğer katılan Hatice ile birlikte yaşadığı evine götürdüğü, sanığın, katılan Mehmet’ten kanepeye uzanmasını istediği ve sırtını açarak yanında getirdiği steteskop ile muayene ediyormuş gibi davrandığı, bu sırada diğer katılan Hatice’ye de elinde bulunan cihazın takılardan etkilendiğini, bu nedenle takılarını çıkartıp bir yere koymasını söylediği, katılan Hatice’nin de kendisine ait 2 metre burma zincir, 1 adet alyans yüzük ve 1 çift altın küpeyi çıkartarak bir rafa koyduğu, sanığın, kanepede yüzüstü yatan katılan Mehmet’in cebinde bulunan ve kurban almak için ayırdığı toplam 3.000 TL’yi gizlice aldığı, ardından katılan Hatice’nin ziynet altınlarını alıp sağlık cihazının küçük olduğunu dışarıdan büyük cihazı alıp geleceğini söyleyerek evden uzaklaştığı ve bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda ;
Sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın hileli hareketlerle katılanlardan haksız menfaat temin etmesi karşısında, dolandırıcılık suçunun oluştuğu gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hırsızlık suçundan hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.