YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/8188
KARAR NO : 2014/9938
KARAR TARİHİ : 21.05.2014
Tebliğname No : KYB – 2014/99632
Dolandırıcılık suçundan sanık S.. K..’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 504/7, 522 ve 59/2. maddeleri uyarınca 6 ay 20 gün ağır hapis ve 16.666.666 Türk lirası ağır para cezaları ile cezalandırılmasına, cezalarının 647 sayılı Kanun’un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine dair Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/03/2002 tarihli ve 2000/2 esas, 2002/89 sayılı kararının infazını müteakip, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesinin uygulanması amacıyla yapılan talep üzerine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aynı Mahkemenin 12/04/2013 tarihli ve 2013/340 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 17/06/2013 tarihli ve 2013/347 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 11/03/2014 tarih ve 2013/4791/17755 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/03/2014 tarih ve 2014/99632 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/04/2013 tarihli kararında dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, infaz edilmiş hükümlerde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gerekçesiyle talep reddedilmişse de, suç tarihi itibari ile sanığın sabıka kaydının bulunmaması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, sanığın deneme süresi içinde yeni bir suç işlememesi halinde davanın düşmesine karar verileceği ve adlî sicil kaydında mahkumiyet hükmü yer almayacağı cihetle, kesinleşmiş ve hatta infaz edilmiş hükümlerde dahi hükmün açıklanmasının geri bırakılması yönünden lehe uyarlama yapılması gerektiği, ayrıca bu şekilde uyarlama yapılırken mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sübjektif koşulları yönünden takdir hakkının kullanılmasının gerektiği durumlarda duruşmalı inceleme yapılarak hüküm kurulması gerektiği cihetle, adı geçen sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasında menfaati olmasına
nazaran, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının sübjektif ve objektif koşullarının oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilerek itirazın bu yönlerden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Şanlıurfa 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 17/06/2013 tarih ve 2013/347 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine 21/05/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.