YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12537
KARAR NO : 2014/17205
KARAR TARİHİ : 27.10.2014
Tebliğname No : KYB – 2014/182457
Güveni kötüye kullanma suçundan sanık Ö.. K..’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 508/1, 522, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4 ve 6. maddeleri uyarınca 363 yeni Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine dair Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/09/2005 tarihli ve 2005/1110 esas, 2005/750 (kapatılan Bağcılar 6 Asliye Ceza Mahkemesinin) karar sayılı tecilli ilamın, sanığın deneme süresi içerisinde yeni bir suç işlediği anlaşıldığından aynen infazına dair aynı Mahkemenin 01/10/2013 tarihli ve 2005/1110 esas, 2005/750 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 05/05/2014 tarih ve 2014/8842/30069 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/05/2014 tarih ve 2014/182457 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesinde yer alan “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir” hükmü karşısında, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanıp, leh ve aleyhteki hükümleri ayrı ayrı ele alınarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti ve müteakiben cezanın bireyselleştirilmesine ilişkin tedbir, erteleme ve hapis cezasının yasal sonucu olarak belirli haklan kullanmaktan yoksun bırakılmaya ilişin hususları düzenleyen 647 sayılı Kanun, 765 sayılı Kanun’un anılan konuya ilişkin hükümleri ile 5237 sayılı Kanun’un 50 ve devam eden maddelerinin karşılaştırılması suretiyle lehe hükmün denetime olanak verecek şekilde gerekçe bölümünde tartışılıp sonucuna göre lehe Kanun’un belirlenmesi gerekirken, bu ilkelere uyulmadan ve denetime olanak vermeyecek şekilde 5237 sayılı Kanun hükümlerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27/09/2005 tarih ve 2005/1110 esas, 2005/750 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine 27/10/2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.