Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/12534 E. 2014/17209 K. 27.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/12534
KARAR NO : 2014/17209
KARAR TARİHİ : 27.10.2014

Tebliğname No : KYB – 2014/183425

Güveni kötüye kullanma suçundan şüpheli T.. A.. hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/09/2013 tarihli ve 2013/29314(18) soruşturma, 2013/22592 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Tarsus Ağır Ceza Mahkemesinin 06/12/2013 tarihli ve 2013/1300 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 05/05/2014 gün ve 2014/9030/30428 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/05/2014 gün ve 2014/183425 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, şikâyetçinin banka hesabından rızası hilafına para çekildiği iddiası ile yürütülen soruşturma sonucu, müştekinin konut kredisi almak için müracaat ettiği, bu talebin reddedilmesine rağmen bankanın kendisinden ekspertiz parası adı altında 650,00 Türk lirası para tahsil ettiğinden bahisle şikâyette bulunmuş ise de, ilgili banka tarafından ekspertiz raporu düzenlenmiş olduğu, tahsil edilen paranın alınmasıyla ilgili olarak ceza hukukunu gerektirecek bir suç unsuru bulunmadığı, ihtilafın hukuki nitelikte olduğu, gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinde yer alan “Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.” şeklindeki düzenleme karşısında, Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmak zorunda olduğu, Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 14/11/2007 tarihli ve 2007/9636-9375 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, şikâyete konu olayda, müştekinin Türkiye G.Bankası Adana İ. Şubesine konut kredisi almak için müracaat ettiği, bu talebin reddedilmesine rağmen, aynı bankanın Adana C. Şubesindeki şikâyetçiye ait 23761841 numaralı mevduat hesabından ekspertiz ücreti alacağına mahsuben onun rızası hilafına 08/05/2013 tarihinde 650,00 Türk lirasının çekilmesi karşısında, bahse konu işlemi yapan ve diğer sorumlu kişilerin tespiti bakımından söz konusu banka personeli ifadeleri tespit edilmediği gibi, ilgili dekont üzerinde de inceleme yapılması gerekirken, şikâyetçinin yaptığı şikâyet üzerine hiçbir araştırma yapılmadığı, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir durumda, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Tarsus Ağır Ceza Mahkemesi’nin 06/12/2013 tarih ve 2013/1300 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 27/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.