Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/13023 E. 2014/5742 K. 27.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/13023
KARAR NO : 2014/5742
KARAR TARİHİ : 27.03.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/79044
MAHKEMESİ : Ankara 17. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 16/03/2010
NUMARASI : 2009/390 (E) ve 2010/339 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda sanığın müşteki H.. D..’ın işyerinde diğer müştekiler T.. K.. ve V.. H.. de varken, sohbet esnasında, kendisinin karayollarında çalıştığını, sigortacı ve sürücü kursu sahibi tanıdıkları olduğunu ihtiyaç varsa yardımcı olacağını beyan ettiği, müştekilerin ehliyet alma ve araç muayene işlemlerini gerçekleştirmek için her birinden ayrı ayrı haksız menfaat temin ettiği ve dolandırıcılık suçunu işlediğine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
Aynı suçu tek bir fiille birden fazla müştekiye karşı işleyen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/2. maddesi uyarınca
ceza verilmesi gerektiği gözetilmeyerek eylemin üç ayrı suç kabul edilmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.