YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/8462
KARAR NO : 2014/3157
KARAR TARİHİ : 20.02.2014
Tebliğname No : 15 – 2011/236010
MAHKEMESİ : Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 24/05/2011
NUMARASI : 2007/183 (E) ve 2011/193 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Mağdurun emlak bürosuna gelip, ev almak istediğini söyleyen sanığın, mağdurun gösterdiği dairelerden birini beğendiğini belirttiği, ev sahibinin kapora istemesi üzerine üzerinde para olmadığını söylediği, bunun üzerine 130 TL kaporayı mağdurun verdiği, mağdurun tapu masrafları için para istemesi üzerine, paranın evinde olduğunu söyleyerek birlikte parayı almaya gittikleri, bu esnadan yemek yemek için mağdurla lokantaya gittikleri, sanığın, mağdurdan cep telefonu isteyip aldığı, birileri ile konuşuyormuş gibi davranıp, “tamam beni sizi alıp geleyim” dedikten sonra, mağdura yanında bozuk para var ise ver, marketten bir şeyler alacağım, daha sonra eşimi, baldızımı ve parayı evden alıp getireceğim diyerek mağdurdan 30 TL alıp, ona ait cep telefonu ile birlikte lokantadan ayrıldığının iddia ettiği somut olayda; sanığın savunmasında suç tarihinden önce nüfus cüzdanını kaybettiğini, atılı suçu işlemediğini beyan etmesi ve mağdurun sanığa nüfus cüzdanı fotokopisinden yaptığı teşhis esas alınarak sanığın mahkumiyetine karar verilmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeksizin tespiti için, mağdur ve sanığın mahkemede yüzleştirilerek mağduru dolandıran şahsın sanık olduğunu kesin olarak belirlemesi, bu mümkün olmadığı taktirde sanığın teşhise elverişli önden ve yandan yeni çekilmiş fotoğraflarının temin edilerek mağdurun kesin teşhisinin sağlanmasından sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiren, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hükmolunması,
Kabule göre,
Sanık hakkında uygulanan hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle, asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.