Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2014/16138 E. 2014/17732 K. 30.10.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/16138
KARAR NO : 2014/17732
KARAR TARİHİ : 30.10.2014

Tebliğname No : 15 – 2013/94993
MAHKEMESİ : Sinop Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 06/02/2013
NUMARASI : 2012/68 (E) ve 2013/29 (K)
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme imkanını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
TCK’nın 158/1-e bendinde belirtilen, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak dolandırıcılık suçunun işlenmesi,nitelikli hal kabul edilmiştir. Hangi kurum ve kuruluşların, kamusal nitelik taşıdığı, o kurumun kadro bakımından bağlı olduğu durumu düzenleyen mevzuata göre belirlenir. Bu nitelikli halin oluşması için,eylemin kamu kurum ve kuruluşlarının mal varlığına zarar vermek amacıyla işlenmesi gerekir.
Zarar vermek, kamu kurum ve kuruluşlarından hakkı olmayan bir parayı almak yada bir borcu geri vermemek şeklinde olabilir. Bu suçun zarar göreni kamu kurum ve kuruluşunun tüzel kişiliğidir. Kamu kurum ve kuruluşlarının zarar görmesi söz konusu değilse bu suç oluşmayacaktır.
Dolandırıcılık suçunun kamu yararına çalışan hayır kurumlarının zararına işlenmesi madde kapsamında değildir.
Gerze-Tepealtı köyünde çiftçilik yapan ve tarımsal üretimde kullandığı toplam arazi miktarını gerçekte olduğundan fazla beyan ettiği ileri sürülen sanığın; 2003 ve 2004 tarımsal üretim yılları Doğrudan Gelir Desteklemesinden yararlanmak için sırasıyla 01/08/2003 ve 10/08/2004 tarihli başvuru dilekçeleri ve ekleri ile İlçe Tarım Müdürlüğüne müracaat edip 2003 yılı için 05/02/2004 ve 26/08/2004 tarihlerinde (fazla aldığı ileri sürülen miktar dahil) toplamda 768 TL, 2004 yılı için ise 13/04/2005 ve 06/01/2006 tarihlerinde (fazla aldığı ileri sürülen miktar dahil) toplamda 752 TL alarak haksız yarar sağlaması eyleminin “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Mahkemenin 21/01/2009 tarih ve 2007/50 E 2009/3 K sayılı ilamı ile verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararına ilişkin dosyanın Sinop Asliye Ceza Mahkemesinin ihbarı neticesi ele alınmasını müteakip icra olunan kovuşturma aşamasında; Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesinden alınan 14/12/2012 tarihli, atılı suçla ilgili “…davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olduğu…” yönündeki raporun değerlendirilip varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği halde yargılamaya devamla yazılı biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.