YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/5293
KARAR NO : 2014/18259
KARAR TARİHİ : 06.11.2014
Tebliğname No : 11 – 2011/136419
MAHKEMESİ : Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 03/02/2011
NUMARASI : 2009/523 (E) ve 2011/50 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Katılan vekilinin duruşmalı mahkeme isteğinin şartları bulunmadığından 1412 sayılı CMUK’nın 318.maddesi uyarınca REDDİNE, karar verilerek yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Ankara-Merkez Y. Mahallesinde kâin … no’lu parseldeki katılana ait hisseyi “…bedelini bir ay sonra ödeyeceğini söyleyip, şikayetçiye 22/11/2007 düzenleme tarihli 65000 TL bedelli senet veren ve ondan Gölbaşı Noterliğinde 22/11/2007 tarihinde … yevmiye no’lu olarak düzenlenmiş, taşınmaz payının satışına, satış bedelinin alınmasına, tevkile yetkili kılınmış A. A. adına vekaletname alan…” sanığın; vekil Ayhan vasıtasıyla Katılana ait hisseyi Yenimahalle 2.Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünde 26/11/2007 tarih ve 17764 yevmiye no’lu resmi işlemle O. A. adlı şahsa (50000 TL bedel karşılığı) satılmasını sağlaması ve fakat senet veya satış bedelini ödemeyerek haksız yarar elde etmesi şeklinde gerçekleştiği dosya kapsamı itibariyle iddia olunan eyleminin sübutu halinde TCK’nın 158/1-d maddesinde tanımlanan “nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri tayin ve takdir görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek “görevsizlik” kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı biçimde hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.