Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/20148 E. 2014/13024 K. 26.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/20148
KARAR NO : 2014/13024
KARAR TARİHİ : 26.06.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/324421
MAHKEMESİ : Viranşehir Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 20/05/2010
NUMARASI : 2008/513 (E) ve 2010/300 (K)
SUÇ : Dolandırıcılık

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;
Failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanın kaçakçılık suçundan cezaevinde bulunduğu sırada, daha önceden tanıştığı sanık M.. A..’ın katılanı diğer sanık M.. K.. ile tanıştırarak Yargıtay’daki dosyasını avukatlar aracılığıyla takip ettirebileceklerini söyleyip değişik tarihlerde katılanın posta havalesi yoluyla toplam 6.000,00 TL parasını aldıkları fakat katılanın dosyasını takip etmeyerek haksız menfaat temin ettiklerinin iddia edildiği somut olayda; sanıkların inkara yönelik savunmaları karşısında hükme esas alınan 06.04.2004 ve 24.04.2006 tarihinde gönderilen paraların sanıklar tarafından tahsil edilip edilmedikleri ilgili kurumlardan sorulup, sanık M.. K..’ın savunmasında yasa dışı olarak kaleşnikof isimli tüfek sattığı için ihbar ettiği katılanın yargılandığını, bu nedenle kendisine iftira attığını iddia etmesi karşısında böyle bir soruşturma yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve tespiti gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.