Danıştay Kararı İdari Dava Daireleri Kurulu 2022/492 E. 2022/2347 K. 27.06.2022 T.

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2022/492 E.  ,  2022/2347 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU
Esas No : 2022/492
Karar No : 2022/2347

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Beşinci Dairesinin 24/06/2021 tarih ve E:2019/6172, K:2021/2287 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Genel Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin (6749 sayılı Kanun ile kanunlaşan) 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacının görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle hakkında başlatılan disiplin soruşturması neticesinde, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve …, K:… sayılı kararına yapılan yeniden inceleme talebinin Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 24/06/2021 tarih ve E:2019/6172, K:2021/2287 sayılı kararıyla;
Davalı idarenin usule ilişkin iddialarının yerinde görülmediği,
2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 68. ve 69. maddeleri ile, … Yüksek Kurulu’nun … tarih ve … sayılı kararıyla kabul edilip benimsenen ve tüm hakim ve savcılara duyurulan Bangalor Yargı Etiği İlkeleri’nin 2.1, 2.2., 3.2. ve 4.2. maddelerine atıfta bulunularak,
Davacının sosyal medya paylaşımlarıyla zincirleme bir şekilde ve alenen, kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı ve kurul halinde çalışan Hâkimler ve Savcılar Kurulunu, üyelerini, yargı organlarını, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanını, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletini ağır eleştiri ve sitem söylemini aşacak nitelikte; saygınlıklarını, kişilik haklarını, şeref ve haysiyetlerini, itibar ve şöhretlerini rencide ederek görevleriyle ilgili olarak küçük düşürerek aşağılayıcı ifadelerle “ifade hürriyeti” sınırlarını açıkça ölçüsüz ve orantısız bir şekilde aşmak suretiyle alenen hakaret ve aşağılamalarda bulunduğu, yine FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini meşru gösterecek veya övecek ya da bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek şekilde, örgüt hakkında yargı organları tarafından yürütülmekte olan “İzmir Askeri Casusluk, MİT Tırları, Kimse Yok mu Derneği, 17 ve 25 Aralık” gibi soruşturma ve kovuşturmaları da kastederek gönderdiği ve retweet ettiği elektronik iletilerle, tüm dünyaya açık sosyal medyada, aleni bir şekilde terör örgütünün propagandasını yaptığı, tweetlerin tarihi, hedef alınan kişi veya kurumlara dikkat edildiğinde, örgütün diğer militanları tarafından da topluca gerçekleştirildiği üzere, verilen talimatın gereği olarak örgütün amaç ve hedef doğrultusunda hareket ettiğinden bahisle, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69’uncu maddesinin son fıkrası uyarınca dava konusu karar ile meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, davacının yargı mensubu olarak görev yaptığı dönemde twitter adlı sosyal paylaşım sitesinde ‘‘…’’ isimli hesaptan muhtelif tarihlerde 67 adet paylaşımının bulunduğu, bunlardan bir kısmının; “… 2-) Ergenekoncular, darbeciler, hırsız ve haramiler masum, fakir gençlere burs veren fedakâr zenginler terörist he. Zalim herifler.. Münafıklar … 5-) Ülkeyi hortumlayan, millete küfür edenler muteber, Türk bayrağını Dünyanın 4 bir yanında dalgalandıran eşkiya he. Sizi gidi hırsız sürüleri. … 12-) Anadolu’nun en hayırsever en fedakâr en barışsever, devletçi insanlarına kalkmış bir hırsız sürüsü terörist diyor. Utanmadan, sıkılmadan…! … 15-) Paralel safsataları ile vatansever emniyet kadroları tasfiye edildi. Konuşan gazeteciler susturuldu. Gelinen ise manzara ortada…! … 16-) Tutturulmuş paralelde paralel. Bir kere Türk Ceza Kanununda Paralel diye bir tanım yok. Suç ve Cezanın kanuniliği ilkesi var. Tck md.2 …” şeklinde olduğu,
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı hakkında yürütülen soruşturma kapsamında ortaya konulan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacıya isnat edilen eylemlerin, kendi kişisel saygınlığını yitirmesi durumundan daha ağır bir şekilde kamuoyu nezdinde hakimlik-savcılık mesleğinin saygınlığını yitirmesi sonucunu doğuracak nitelik ve ağırlıkta olduğu, dolayısıyla 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrasında belirtilen meslekten çıkarma cezasını gerektiren disiplin suçuna uyduğunun anlaşıldığı,
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından twitter hesabı ele geçirilerek tasvip edilmeyen paylaşımlarda bulunularak mağdur edildiği, konuyla ilgili …Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturmanın sonucu beklenilmeden ve sosyal medyadan söz konusu paylaşımlarda bulunduğu sabit olmadan dava konusu işlemin tesis edildiği iddia edilmekte ise de, davacının “…” adlı twitter hesabını bizzat kullandığı ve bu hesabın kendisine ait olduğu hususunun da kendisi tarafından adli mercilere yapılmış olan 16/06/2015 tarihli suç duyurusu ve buna ilişkin beyanıyla da sabit olduğu, davacının twitter adlı sosyal paylaşım sitesinde ‘‘…’’ isimli hesabından 14/02/2016 tarihinde ve tarihi tam olarak belirlenemeyen günlerde yapılan paylaşımları nedeniyle hakkında başlatılan ceza soruşturması kapsamında 03/03/2016 tarihinde ikametinde yapılan aramada ele geçirilen dijital materyaller üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, 14/02/2016 tarihinde yapılan ve suç konusu teşkil eden paylaşımların davacı tarafından gerçekleştirildiği tespitine yer verildiği, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca hakim ve savcıların görevde iken gerçekleştirdiği eylemleri suç teşkil etmese ve hükümlülüğü gerektirmese bile nitelik ve ağırlık itibarıyla mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görülmesi halinde meslekten çıkarma cezası verileceği, ceza kovuşturmasının sonucunun beklenmesini gerektiren amir bir düzenlemenin bulunmadığı, kaldı ki 2802 sayılı Kanunun 72. maddesi uyarınca hâkim ve savcıların mahkûm olması veya olmamasının ayrıca disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği, öte yandan davacının dava konusu meslekten çıkarma cezasının dayanağı sosyal medya paylaşımları nedeniyle… Asliye Ceza Mahkemesinin … sayılı esasına kayden Cumhurbaşkanına hakaret suçundan açılan davanın devam ettiği hususları dikkate alındığında davacının bu iddialarına itibar edilmediği,
Bu durumda; davacının twitter adlı sosyal paylaşım sitesinde yaptığı paylaşımları içerik olarak “mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte” olduğundan, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 69. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca verilen meslekten çıkarma kararının kaldırılması istemiyle yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin dava konusu Hakimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesi kararına yapılan itirazın reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu’nun …tarih ve E…, K:…sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davacı tarafından, twitter hesabı ele geçirilip tasvip edilmeyen paylaşımlarda bulunularak mağdur edildiği, konuyla ilgili … Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturmanın sonucu beklenilmeden ve sosyal medyadan söz konusu paylaşımlarda bulunduğu sabit olmadan dava konusu işlemin tesis edildiği, dava konusu kararı veren Hâkimler ve Savcılar Kurulu İkinci Dairesi başkan ve üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunduğundan, aralarında husumet bulunduğu, bu nedenle dava konusu kararın tarafsız ve bağımsız bir kurul tarafından verilmediği, 2014 yılı HSYK seçimlerindeki muhalif tutumu nedeniyle cezalandırıldığı, adil yargılanma ve şüpheden sanık yararlanır ilkelerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan;
“a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,
b) Hukuka aykırı karar verilmesi,
c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması” sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 24/06/2021 tarih ve E:2019/6172, K:2021/2287 sayılı kararının ONANMASINA,
3. Adli yardım kararından dolayı ertelenmiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Dairesince müzekkere yazılmasına,
4. Kesin olarak, 27/06/2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.