Danıştay Kararı 10. Daire 2022/2497 E. 2022/3539 K. 27.06.2022 T.

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/2497 E.  ,  2022/3539 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/2497
Karar No : 2022/3539

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN DAVALI YANINDA
MÜDAHİL : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI YANINDA
DİĞER MÜDAHİL : … Anonim Türk Sigorta Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMLERİN_ÖZETİ : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

SAVUNMALARIN_ÖZETİ : Davalı idare tarafından, hukuki dayanağı bulunmayan temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Davacı ve davalı müdahiller tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü:
Dava; davacı tarafından, bel ve sol bacak ağrısı şikayeti ile gittiği Sivas Numune Hastanesinde 25/12/2018 tarihinde gerçekleştirilen diskektomi ameliyatı esnasında kullanılan “punch” isimli aletin uç kısmının kırılması ve vücudunda bırakılması sebebiyle iş gücü kaybına uğradığından bahisle meydana geldiği iddia edilen maddi ve manevi zararlarının tazmin edilmesi istemiyle yapmış olduğu 08/02/2019 tarihli başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin iptali ile şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; … İdare Mahkemesince dava konusu işlem yönünden davanın incelenmeksizin reddi, tazminat istemleri yönünden maddi tazminat talebinin reddi, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, davalı ve davalı yanında müdahil tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin olarak verilen … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflar ve davalı yanında müdahil tarafından Danıştaya hitaben verilen dilekçelerle temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 6545 sayılı Kanunla eklenen geçici 8. maddesinde, 6545 sayılı Kanun’la idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin 2576 sayılı Kanun’un anılan Kanun’la değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı; aynı Kanun’un “İstinaf” başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu, “Temyiz” başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin anılan maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararlara karşı Danıştay’da temyiz isteminde bulunulabileceği; “Temyiz dilekçesi” başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması hâlinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde 6. fıkrada sözü edilen kararın Danıştay’ın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin (b) bendinde, konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalarda verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup; aynı Kanun’un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanun’da öngörülen parasal sınırlar, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması istenilen Bölge İdare Mahkemesi kararının verildiği 2022 yılı için temyiz sınırı 261.000,00 TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Bu durumda, davacı tarafından maddi ve manevi zararlarının tazmin edilmesi istemiyle yapmış olduğu 08/02/2019 tarihli başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin iptali ile şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, dava konusu miktarın temyiz sınırının altında kaldığı ve davanın 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer almadığı anlaşıldığından, … Bölge İdare Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun reddi, davalı idare ve müdahilin istinaf başvurusunun kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen karar her ne kadar temyiz yolu açık olmak üzere verilmişse de kesin olup temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacı, davalı idare ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin reddine, Bölge İdare Mahkemesince kesin olan karara karşı temyiz yolunun açık olduğu belirtilerek tarafların yanlış yönlendirilmesi sebebiyle temyiz aşamasında yatırılan … TL harç ile posta ücreti avansından artan tutarın istemleri halinde davacı ve davalı yanında müdahil …’a iadesine, 27/06/2022 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Temyiz” başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, “Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir” kuralı yer almış, maddenin devamında, temyiz edilebilecek kararlar; açılan davanın konusu esas alınarak belirlenmiş, aynı fıkranın (b) bendinde, “Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar” da verilen kararların temyiz edilebileceği kurala bağlanmış; aynı Kanun’un Ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanunda öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, davanın açıldığı 30/05/2019 tarihinde temyiz parasal sınırının 144.000,00 TL olduğu görülmüştür.
2577 sayılı Kanun’un yukarıda aktarılan maddelerinde, konusu belli bir para olan tam yargı davalarında verilen kararlardan hangisinin, 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize tabi olup olmadığının; “verilen kararlara göre” değil, açılan davalardaki parasal miktara göre belirleneceği hükme bağlandığından; bu husustaki değerlendirmenin dava açma tarihinde yürürlükte bulunan temyiz parasal sınırının esas alınarak yapılması gerekmektedir.
Aksi uygulamanın, 2577 sayılı Kanun’da belirtilen parasal sınırlar yıl itibarıyla yeniden değerleme oranında artırıldığından, davanın açılmasından sonraki yargılama sürecine göre kararın temyiz edilebilme durumunun değişmesi nedeniyle, kanun yollarına başvurma açısından, kanuni açıklığın bulunmadığı sonucunu doğuracağı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; davanın, davacı tarafından, bel ve sol bacak ağrısı şikayeti ile gittiği Sivas Numune Hastanesinde 25/12/2018 tarihinde gerçekleştirilen diskektomi ameliyatı esnasında kullanılan “punch” isimli aletin uç kısmının kırılması ve vücudunda bırakılması sebebiyle iş gücü kaybına uğradığından bahisle meydana geldiği iddia edilen maddi ve manevi zararlarının tazmin edilmesi istemiyle yapmış olduğu 08/02/2019 tarihli başvurunun zımnen reddedilmesine ilişkin işlemin iptali ile şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle 30/05/2019 tarihinde açıldığı, dava konusu işlem yönünden davanın incelenmeksizin reddi, tazminat istemleri yönünden maddi tazminat talebinin reddi, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, davalı ve davalı yanında müdahil tarafından yapılan istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin olarak verilen … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflar ve davalı yanında müdahil tarafından temyizen incelenerek bozulması istemiyle temyiz başvurusu yapıldığı anlaşılmaktadır.
Davanın açıldığı 30/05/2019 tarihinde temyiz parasal sınırının 144.000,00 TL; davada istenilen tazminat miktarının 201.000,00 TL olduğu ve bu miktarın davanın açıldığı 2019 yılındaki temyiz parasal sınırının üzerinde olduğu görüldüğünden; bakılan dava 2577 sayılı Kanun’un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer aldığından, temyizen incelenerek bozulması istenen Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı temyiz yolunun açık olduğu sonucuna varılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenle tarafların temyiz isteminin incelenmesi gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.