YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1043
KARAR NO : 2014/5866
KARAR TARİHİ : 06.05.2014
MAHKEMESİ : Serik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 04/10/2013
NUMARASI : 2012/489-2013/710
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.08.2012 gününde verilen dilekçe ile önalım nedeniyle tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04.10.2013 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 06.05.2014 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av. R. K. geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Davacı, paydaş olduğu 1 parsel sayılı taşınmazdaki (A) blok zemin+1 numaralı bağımsız bölümün dava dışı önceki paydaşının payını 15.09.2010 günü satış yoluyla davalıya devrettiğini, önalım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek, payın adına tescilini istemiştir.
Davalı yanıt vermemiş duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmazdaki payını kısmen veya tamamen üçüncü kişiye satması halinde, diğer paydaşlara, satılan bu payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve pay satışı yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Somut uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın tapu kaydından, dava tarihinde davacının 6/25, davalının da 19/25 pay maliki olduğu anlaşılmaktadır. Davacı, davalı adına kayıtlı payın adına tescilini talep etmiştir. Ancak, temyiz aşamasında sunulan tapu kayıtlarında, karar tarihinden sonra 11.04.2014 günü davacının payını davalıya satış yoluyla devrettiği ve davalının tüm payların
maliki olduğu görülmektedir. Önalım hakkının kullanılabilmesi için davacının dava konusu payın bulunduğu taşınmazda paydaş olması ve paydaşlığın karar kesinleşinceye kadar sürmesi gerekir. Somut olayda, davacı dava konusu taşınmazdaki payını 11.04.2014 tarihinde davalıya devrettiğinden dava açıldığı tarihte varolan önalım hakkını yitirmiş yani aktif dava ehliyetini kaybetmiştir. Bu nedenle, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir.
Mahkemece, yukarıda yapılan saptamalar uyarınca davanın reddine karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 1.100 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 06.05.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.